Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow 35. Sayı arrow GÖZLEM: Hüzün şehri Kudüs
GÖZLEM: Hüzün şehri Kudüs PDF Yazdır E-posta
Yazar Durmuş Aydın   
 Kudüs’ün Müslümanlar için müstesna bir yeri vardır. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de: “Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürütenin şanı pek yücedir.” (İsra; 1) buyurarak Kudüs’ün önemine vurgu yapmıştır.
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak işgal altındaki 1948 Toprakları’nda destek verdiğimiz projeleri yerinde gözlemlemek ve orada bulunan kardeşlerimizin durumlarından haberdar olmak için Kudüs’e gidiyoruz.
Image
Mescid-i Aksa
Müslümanların ilk kıblesi, kutsal mekanların üçüncüsü olan bu şehre vardığımızda ilk durağımız Mescid-i Aksa oluyor. İsra ve Miraç’ın gerçekleştiği mekandayız. Mescid-i Aksa’ya girerken dış kapıda İsrail askerlerinin uzun namlulu silahlarının gölgesi ve kontrolü altında adım atmak herhalde bu bölgedeki Müslümanlara en çok ıstırap veren şey olsa gerek. İşgal devleti, Kudüs şehrinin ve Mescid-i Aksa’nın her yerinde varlığını Müslümanlara gösterme telaşında. Kudüs şehrinde Filistinliler psikolojik bir harp içerisinde yaşamaya mahkum edilmiş vaziyetteler.
Mescid-i Aksa’ya giriş noktalarında ciddi yıldırma politikaları izleniyor. Askerler insanları keyfi olarak durdurup kimlik kontrolü yapıyor, isimlerini kaydediyor ve çeşitli yıldırma politikalarıyla buraya gelişleri azaltmaya çalışıyorlar. Mescid-i Aksa’ya girişleri istedikleri zaman kısıtlayan işgal güçleri, buraya çoğunlukla sadece 45 yaş üstündekilerin girmesine müsaade ediyor. Mescid-i Aksa’ya girişte insanın en zoruna giden uygulamalardan biri de, Yahudi askerler tarafından Kur’an-ı Kerim sorgusuna çekilmek. Mescid’e girişte bir Yahudi asker sizden şüphelenmişse milliyetinizi ve kimliğinizi sorduktan sonra İhlas veya Fatiha suresini okumanızı talep edebiliyor. Her şeye rağmen, hamd olsun cuma, cumartesi ve pazar günleri insanlar Mescid-i Aksa’ya akın etmeye devam ediyor. Müslümanlar bunu kolaylaştırmak için civar şehirlerden Mescid-i Aksa’ya otobüsler kaldırıyor.
İşgal devleti, aşırı dinci Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya zarar vermelerini engellemek için girişlerde Yahudi asker bulundurduğunu iddia ediyor. Ama biz biliyoruz ki, böyle bir cürette bulunulması İslam dünyasını ayağa kaldıracaktır. Bu ise işgal devleti için çok tehlikeli gözükmektedir. Bu işi daha “doğal yöntemlerle” yapmak varken neden böyle bir yol seçilsin.

ImageKudüs’teki Müslümanların durumu
Bir zamanlar Müslümanların elinde iken esenliğin, güvenliğin ve adaletin timsali olmuş bu şehir, işgal devletinin paranoyak uygulamaları yüzünden bir hüzün şehrine dönüştürülmüş durumda.
Dünyanın gözü önünde inşa edilen Utanç Duvarı yüzünden Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya gidişler zorlaştırılmış, Müslümanların iktisadi ve sosyal yaşantısı işlemez hale getirilmiş. Daha önceleri canlı bir iktisadi hayata sahip olan Kudüs’te şimdilerde birçok iş yeri kapısına kilit vurmak zorunda kalmış. Bu yıldırma politikası Filistin’in her yerinde mevcut. İşgal devletinin uyguladığı bu insanlık dışı politikalarla Kudüs şehrindeki Müslüman nüfus azaltılmaya çalışılıyor; bu da yetmiyormuş gibi bölgede yeni Yahudi yerleşim birimleri inşa ediliyor. Son dönemde verilen bilgilere göre, Kudüs’teki Filistinlilerin nüfusu 250 bin, Yahudilerin nüfusu ise 700 bin civarında.
1948 Toprakları’nda incelemeler yaparken burada bize eşlik eden arkadaşlarımız işgal edilen arazileri gösteriyorlar bize. Bir şehirden geçerken Filistinlilere ait 130 bin dönümlük araziden geriye kalan 30 bin dönümlük araziyi de işgal devletinin nasıl gasp edip sonra Yahudilere tarım alanı olarak verdiğini anlatıyorlar.
İsrail, sindirme, yıldırma, asimile etme ve terk ettirme politikaları ile son derece şiddetli bir psikolojik harp uyguladığı Filistinlilerin bulunduğu her tepeye veya geçiş noktasına Yahudi yerleşim merkezleri kuruyor ve böylece Filistinlilerin hareket alanı her geçen gün biraz daha daraltılıyor.
Bu itibarla Mescid-i Aksa bugün ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Dolayısıyla bu tehlike karşısında tüm dünya Müslümanlarına büyük görevler düşüyor. Unutmayalım ki, bu kutsal mabedi korumak sadece Filistinlilerin görevi değildir.
Ancak her şeye rağmen Müslümanlar umutlu ve diyorlar ki: “Haçlılar Mescid-i Aksa’yı işgal ettiklerinde 80 yıl boyunca buradaki tepede haç asılıydı ve burada 80 yıl hiç namaz kılınamadı. Sonunda Selahattin-i Eyyubi gelip bu topraklara adaleti getirdi.”

Image

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı