İnsani Yardım
Sayı 32
GÖZLEM: Kamusta Moro* | GÖZLEM: Kamusta Moro* |
|
|
|
| Yazar Adem Varıcı | |
Yol boyu, bayram namazı için namaz kılınacak alanlara doğru gitmekte olan insanlar görüyoruz. Yollara kadar taşan cemaat, silahlı askerlerin oluşturduğu güvenlik çemberi altında ve silahların gölgesinde bayram namazına hazırlanıyor.
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın bu yıl 111 ülkede gerçekleştirdiği kurban organizasyonu kapsamında Filipinler’e gitmem için gelen teklifi tereddütsüz kabul ettim. 17 Aralık günü İstanbul Havalimanı’nda grubumuzda yer alacak arkadaşlarla buluştuğumuzda, hepimizin yüzünde tatlı bir heyecanın belirtileri vardı. Dünyanın en sevimli çocuklarının, en sempatik insanlarının yaşadığı bu ülkeyi ziyaret etmenin heyecanıyla indiğimiz Davao Havaalanı’ndan ayrılıp, üç saatlik bir kara yolculuğu sonunda ulaştığımız Magindanao şehrinde bir pansiyona yerleştiğimizde saat gecenin 12’sini çoktan geçmişti bile. Sabahleyin kalkıp bayram namazını eda etmek üzere güneşin ilk ışıklarıyla yola koyulduğumuzda çevremizde gördüğümüz manzara, fakirlik gerçeğinin acı yüzünü gözler önüne seriyordu... Ev olarak kullanılan, dört yanı kazıklar üzerine oturtulmuş, üzerleri muz ağaçlarının dallarıyla örtülmüş, 30-40 metrekarelik tahtadan barakalar… Bayramın ilk gününde, yol boyu, bayram namazı için namaz kılınacak alanlara doğru gitmekte olan insanlar görüyoruz. Kadınlar ve kızlar bembeyaz elbiseleriyle, bir hac mevsiminde Mekke ve Medine’de karşılaşılabilecek manzarayı andırıyorlar! Yollara kadar taşan cemaat, silahlı askerlerin oluşturduğu güvenlik çemberi altında ve silahların gölgesinde bayram namazına hazırlanıyor. Bayram namazını eda edeceğimiz caminin avlusuna vardığımızda karşılaştığımız manzara muhteşem: Geniş bir avluyu hıncahınç dolduran bembeyaz bir topluluk! Ön tarafta erkekler, arka tarafta hanımlar yerlerini almışlar. Bizim ulaşmamız üzerine, imam namaz için nidaya başlıyor. Namazdan sonra hutbe Arapça ve yerel dilde okunuyor. Kurbandan, şehadetten ve şehadet mertebesinin yüceliğinden bahsediyor hutbesinde imam. Sonra, bayramlaşma. İnsanlar bizi bağrına basıyor. Kurban’ın yakınlaştırdığı kalplerMoro Müslümanları için tahsis edilen 70 kadar büyükbaş kurbanın kesim ve dağıtım bölgelerinin tespiti işini, İHH İnsani Yardım Vakfı’nın bu bölgedeki yardım faaliyetlerini ortaklaşa organize ettiği partner kuruluş olan Mindanao Kalkınma Heyeti’ne bırakarak, bu konuda kendilerine tabi olduğumuzu ifade ediyor, kurban etinden mümkün olduğunca daha fazla aileye ulaşması temennimizi iletiyoruz. Bayramın ikinci günü, Doğu Kotabato İslam Enstitüsü avlusunda kurban kesimi programına katılımla başlıyoruz güne. Kurbanlık hayvanlar hazırlanmış, insanlar yeşillikler arasındaki avluda gelişimizi bekliyorlar. Tekbirler eşliğinde kurban kesimlerini tamamladıktan sonra herkes sırayla payını alıyor. Yetimhane ziyareti Dönüşte, Kotabato yakınlarındaki bir yetimhaneye uğruyoruz. 11 Eylül olayları öncesinde Suudi Arabistanlı birkaç hayır sahibi insanın yardımlarıyla kurulan bu yetimhane, yardımların son yıllarda kesilmesi nedeniyle kapanmanın eşiğine gelmiş. Çoğunluğu 10-15 yaş grubu kızlardan oluşan yaklaşık 35-40 kadar yetim çocuğun kaldığı yatakhane ve diğer bölümleri gezerken içimizden bir şeylerin koptuğunu hissediyoruz. “Ben ve yetimin kefili, ahirette yan yana olacağız.” diyen bir peygamberin ümmeti olarak, bu sevimli yavrucakların son derece olumsuz şartlardaki hali bizleri üzüyor. İçlerinde yatak adına sadece eski birer çarşafın bulunduğu derme-çatma ranzalar; ortasında büyükçe bir kazanın bulunduğu simsiyah duvarlarla çevrili mutfak; yağmur yağdığında sınıfları sel basan, çatısı çürümüş enstitü binası… Tek kelimeyle durum vahim! Çaresiz, yüreğimizi orada bırakarak ayrılırken, yanımızda bulunan paradan bir miktarını, mutfak malzemesi alımında kullanılmak üzere, yöneticilere takdim ediyoruz. “Allah, verdiğinizin ecrini, geriye kalan kısmının da bereketini versin.” diye dua ediyorlar bize... Yetimhane ile ilgili ihtiyaçlarını rapor etmelerini talep ederek oradan ayrılırken, çocuklar hep bir ağızdan “Ma’as-salamah” diyerek uğurluyorlar bizleri... Müslüman Moro Yaklaşık 10 gün boyunca devam eden ziyaretlerimiz esnasında en çok dikkatimizi çeken şey, bu insanların, Filipinler hükümeti tarafından kendilerine uygulanan her türlü baskı ve sindirme politikasına ve geri bırakılmışlığa rağmen, dini inançlarından taviz vermeden hayatlarını sürdürme mücadelesi vermeleriydi. Mindanao adasının çoğunluğunu Müslümanlar oluşturuyor. Resmi rakamlara göre nüfusları beş-altı milyon. Kendi ifadelerine göre ise Müslümanlar bunun üç katı (14-15 milyon) nüfusa sahipler. Filipinler nüfusunun 85 milyon olduğunu kabul edersek, bu ülkedeki Müslümanların genel nüfusa oranı %13’e tekabül ediyor. Müslümanların kendi hâkimiyetleri altında bulunan yerleşim bölgelerinde, ilköğretimden üniversiteye kadar her aşamada Arapça ve İngilizce eğitim veriliyor. Eğitim müfredatı, İslam dini esaslarına göre icra ediliyor. Eğitim kurumlarının fiziki altyapı ve araç-gereç bakımından imkânsızlıklarına aldırmadan, dört duvarla çevrilmiş, bazen kapısı-penceresi olmayan yerlerde, kâh toprak zemin üzerine, kâh beton zemine oturarak dinlerini öğreniyor çocuklar… ![]() *Merhaba Moro |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
İHH İnsani Yardım Vakfı, Mart 2008’de 59 Filistinli yaralıyı 30 refakatçisiyle birlikte özel bir uçakla Türkiye’ye...
Afrika’ya sekiz yeni mescit daha Afrika’nın çeşitli bölgelerinde mescitler inşa ederek bölge halkının i...
İHH İnsani Yardım Vakfı, 2007 Nisan’ında “Siz Görürseniz Onlar da Görecek” sloganıyla başlattığı Afrika Katarakt Proj...
Ramazan ayı... Kıyam ve sıyam günleri... Rahmet meltemlerinin yüreklerimizi derinden okşadığı huzur yüklü saatler... ...
Kudüs’ün Müslümanlar için müstesna bir yeri vardır. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de:
Toplumsal yapı 2003 yılından bu yana, işgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik v...
25-27 Haziran 2008 tarihleri arasında İsviçre’de Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Sivil Toplum Kurulu...