Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow 33. Sayı arrow GÖZLEM: Güneş yakında doğar
GÖZLEM: Güneş yakında doğar PDF Yazdır E-posta
Yazar Ali Cihangir   
GÖZLEM: Güneş yakında doğarBüyük İslam mücahidi Osman don Fodio’nun kabilesi Fulanilerin çoğunlukta olduğu ve Müslüman nüfusun %70’lerle ifade edildiği Gine Bissau, aslında bir İslam toprağı. Sabahları ezanların ilahilerle karıştığı bu topraklarda her şeye rağmen umut var.

“…Size Duha’dan selamlar
Yedi kere yedi defa
Gece gibi karanlık ve kasvetli olabilir.
Ama öğlen güneşi yakındır,
Gün güçlenir, yanar ışıklar.
Gün doğuşunda bir horoz öter
Ve sabahı müjdeler.
Bir deve sürüsü yürür uygun adım
Atlar sehere koşarken
Sürücü dizginlere asılır
Yükünün ağırlığı ile ezilmiş…
Ve o, sevgili dostuna döner…”


(Somali cihadının önderlerinden Muhammed Abdullah Hasan’ın 1900’lü yılların başında halifeye -Osmanlı Sultanı- ithafen yazdığı medhiyyeden…)

ImageGün ışıyor. Sabah yakındır ve elbette zafer inananlarındır. Bu duygularla İHH’dan dünyanın dört bir yanına dağılıyoruz. Kuzey Afrika’ya, Fulani cihadının adım adım arşınlandığı topraklara gidiyoruz.
Gine Bissau 1,5 milyonluk nüfusa sahip bir devletçik. Küçük küçük sınırlarla aynı kanı paylaşan halkları paramparça etmişler. Pasaportlar herkesi ayırmış; kardeş Fulanileri,  Mandingoları… Havsaland tek bir ülke iken, onun üzerinde başka ülkeler türemiş bu coğrafyada.
Gine Bissau 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Portekiz sömürgeciliği ile tanışmış. Sömürge 1970’li yıllara kadar sürmüş.
Bissau Limanı belki de sömürünün en canlı tanığı. Gemilerle gelirdi beyaz adam, tek gözü kör ve vahşiydi. Bitmez tükenmez bir hırsı vardı. Çalmak için yapmayacağı şey yoktu.
Bu limanda umutlar çalındı. Hayaller… Kardeşlikler… Anne, çocuğundan koparıldı. Ve götürülürken nereye, niçin götürüldüğü kimseye hiçbir zaman söylenmedi.
ImageHer gelen gemide -Bissau meydanındaki Sömürge Anıtı’nda olduğu gibi- bir kadın, sağ elinde zeytin dalı, sol elinde haçla selamlıyordu bu keşfedilmeyi bekleyen siyah insanları. “Size gemiler dolusu barış ve İncil getirdim” diyordu.
Ve gemiler dolusu insan, gemiler dolusu altın çalıp modern Avrupa’yı kurmaya ya da aydınlanma çağını ilan etmeye gidiyordu.
Peki, Portekizli sömürgeciler arkalarında ne bırakarak gittiler?
Her iki kişiden birinin AIDS hastası olduğu bir halk; körlüğe mahkum kataraktlı kadınlar ve kolera…  Ve her şeyiyle tüketilmiş bir coğrafya…
Bunlar, kendi sağlıklarını her şeyin üzerinde tutan Avrupalıların sömürge coğrafyalarına bıraktıkları klasik hediyelerdi. Üstelik Bissau’daki en büyük devlet hastanesinin idarecileri de Hollandalı doktorlardı.
Büyük İslam mücahidi Osman don Fodio’nun kabilesi Fulanilerin çoğunlukta olduğu ve Müslüman nüfusun %70’lerle ifade edildiği Gine Bissau, aslında bir İslam toprağı. Sabahları ezanların ilahilerle karşılaştığı bu topraklarda her şeye rağmen umut var:
“Güneş yakında doğar.”

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


33. Sayı