Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 28 arrow GÖZLEM: Dünyanın çatısında bizimkiler de var!
GÖZLEM: Dünyanın çatısında bizimkiler de var! PDF Yazdır E-posta
Yazar Tarık Tufan   
GÖZLEM: Dünyanın çatısında bizimkiler de var!Hinduizm ve Budizm’in bu kadar güçlü ritüellerle yaşandığı bir ülkede Müslüman olarak yaşamak çok kolay değil.

Nepal’e uzanan yolculuğumuz boyunca hafızamı yokluyorum. Bu ülkeye ilişkin bazı cümleler sıra geçidi halinde zihnimden akıyor, ancak “Nepal Müslümanları” diye başlayan bir cümle yok.
Maocu gerillaların monarşik yapıya karşı sürdürdükleri mücadele var mesela. Dünyanın en yalnız yükseltisi olan Everest var. Bir başına gökyüzüne omuzlarını yaslamış Everest ve ülkeyi şefkatle saran Himalayalar var zihnimde.
Didiniyorum ve fakat “Nepal’de İslam” diye başlayan bir cümleyi yakalayamıyorum.
Batılı çiçek çocuklar, Beat kuşağının metafizik yolculuğu, Hinduizm, Buda ve tüm bunların etrafında şekillenen kültürel algılar var mesela.
Artık daha fazla aramaktan vazgeçip, ince bir sızıyla kalbime yerleşen üzüntüye teselli bulabilmek için kendi kendime sabır telkin ediyorum.
Katmandu Havalimanı’na indiğimizde bu ülkeye dair bildiklerim; bizi şehirde bekleyen havayla ilgili sahip olduğum bilgiler, bazı belgesellerde izlediğim görüntüler ve gezi yazılarından oluşuyordu. Bütün bunların ne kadar doğru olduğunu anlamanın tek yolu hayata karışmaktı…
Çıkışta bizi karşılayan sevimli adamın küçük adımlarla yanımıza yaklaşıp, içtenlikle sarmalamasıyla Nepal Müslümanlarına ilişkin ilk cümle kalbimden ruhuma yayılıyor; “Bizi var eden, İslam’ı bahşeden ve aramızdaki tüm mesafelere rağmen bizi kardeş kılan Rabbimize binlerce hamd olsun!”
ImageNepal, coğrafi olarak Çin ve Hindistan gibi iki büyük devin arasında sıkışmış bir ülke. Dolayısıyla bu iki devin kültürel havzasından etkileniyor. Maocu gerillaların Çin aşkı hiç bitmemiş mesela. Hinduizm ise alabildiğine güçlü bir etki alanına sahip.
Ülkede etnik olarak yaklaşık 60 farklı grubun varlığından söz ediliyor. Hindistan sınırına yakın bölgelerde genellikle Hint kökenlilere rastlanırken Çin sınırına yakın bölgelerde bu kez Çinlilere benzer yüz ifadeleri ile karşılaşıyoruz.
Dünyada tek tanrılı dinlerin merkez şehirlerinin dışında, bu kadar metafizik gerilimin yaşandığı bir başka ülkenin olmadığına eminim artık. Beat kuşağının bu kadar arzuyla yollara düşmesini anlıyorum.
Nepal’de İslam’ın varlığını bir yönüyle güçleştiren olgu da sanırım bu. Hinduizm ve Budizm’in bu kadar güçlü ritüellerle yaşandığı bir ülkede, Müslüman olarak yaşamak çok da kolay değil.
27 milyonluk ülkede Müslümanların %5 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu nüfus ağırlıklı olarak Hindistan sınırındaki şehirlerde ve köylerde yaşıyor. Ne yazık ki ekonomik ve sosyal şartlar açısından oldukça zor durumdalar. Eğitim düzeyleri de oldukça düşük. Özellikle devlet kuruluşlarında görev alan Müslüman sayısı da bir hayli az.
Ülke Müslümanları, içinde bulundukları güçlüklere rağmen eğitim ve tebliğ faaliyetlerini aksatmadan sürdürüyorlar. Yaşadıkları bölgelerde, açtıkları medreselerde binlerce çocuk eğitim görüyor. Bununla birlikte ekonomik açıdan yeterlilikleri sağlanabilirse, basılı yayın alanında çalışmalarını hızlandırabilecek kültürel birikimleri var.
ImageNepal dilinde hazırlanan Kur’an meali tamamlanmış bu arada. Bunun yanı sıra dergiler çıkarmaya da devam ediyorlar.
İşgal sırasında Irak’ta bulunan 12 Nepallinin Iraklı direnişçilerce öldürülmesi Nepal’de infiale yol açmış. Müslümanların mekanları yakılmış ve onlara epeyce bir korku salınmış. Olayın üzerinden üç- dört yıl geçince ortalık durulmuş; ama yine de olaylar bir sızı olarak hafızalarda yerini koruyor.
Bu kadar uzak coğrafyalarda bile “İstanbul” şehrinin çağrıştırdıklarını duyunca ağır bir sorumluluk çöküyor üzerimize. Mesele “yakın” olmakla başlıyor nihayetinde. Yakınlaştığımız ölçüde “bilmek” şansımız artıyor.
İHH sayesinde artık oraya da yakın olduk. Bildiğimizin arkasında durmak ise hepimizin vazifesi…

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı