İnsani Yardım
Sayı 31
DOSYA: Dünya'nın en büyük açık cezaevinde dört gün | DOSYA: Dünya'nın en büyük açık cezaevinde dört gün |
|
|
|
| Yazar Turan Kışlakçı | |
Selahaddin’in dörtnala özgürlüğe at koşturduğu bu kentte özgürlük şarkıları hiçbir zaman dinmedi; onu çevreleyen çelik duvarlarda aczin sesi değil, zafer şarkıları yankılandı asırlar boyu...
İsrail’in iki yıl boyunca abluka altında tuttuğu Gazze, esarete yenik düşmedi. Kenti çevreleyen çelik duvarlar, özgürlüğe tutkun Filistinlilerin iradesi karşısında duramadı. On binlerce Filistinli, çelik duvarları yıkıp özgürlüğe adım atarken bu tarihi ana İHH ekibi ile birlikte tanıklık ettik. İsrail’in gazabı kâr etmez bu kentte… Burası ağzı süt kokan çocukların şehadeti tattığı bir ana ocağıdır. Selahaddin’in dörtnala özgürlüğe at koşturduğu bu kentte özgürlük şarkıları hiçbir zaman dinmedi; onu çevreleyen çelik duvarlarda aczin sesi değil, zafer şarkıları yankılandı asırlar boyu… İsrail’in iki yıldır uyguladığı o insanlık dışı abluka mı yenik düşürecekti bu cesur anaların kentini? Filistin’in kuşatma altındaki bölgesi Gazze ile Mısır arasındaki çelik duvarın yıkıldığı günün ertesinde on binlerce insanın dalgalar gibi aktığı duvarın üzerinden bizler de atlayıp geçtik. Filistinliler çelik duvarın üçte ikisini yıkmışlardı. Duvarın yıkılması onlara büyük bir nefes aldırmıştı. Özgürlük denen şey, işte bu insanların o an yüreklerinde hissettikleri şey olsa gerekti. 10 km genişliğinde ve 45 km uzunluğundaki Gazze şeridi, 1,5 milyon kişilik nüfusuyla dünyanın en yoğun bölgelerinden biri olarak biliniyor. İsrail, ABD ve AB’nin Nisan 2006’dan beri ortaklaşa uyguladığı ambargo, BM İnsan Hakları Uzmanı John Dugard’ın tabiriyle tamamen bir kolektif cezalandırma yöntemiydi. Karadan, havadan ve denizden abluka altına alınan Gazze bir açık cezaevine dönüştürülmüş, Batı dünyası burada yaşanan drama karşı sessiz kalmış, o çok bilindik üç maymun tavrını sergilemekten bir an olsun geri durmamıştı. Neyse ki dünya sadece Batı’dan ibaret değil… Selahaddin’in yolunda Refah Sınır Kapısı’ndan Filistin’e ayak bastığımız anda bir heyecan sarıyor içimi. Refah’tan Gazze’nin bağrına doğru akıp giden yol güzergâhı beni kendine kilitliyor adeta… Şoföre yolun adını sorduğumda, “Şariu’s Selahaddin, Selahaddin Yolu” diyor. Büyük İslam fatihi, Selahaddin-i Eyyubi bu yoldan geçerek Kudüs’ü fethetmiş. Dünyanın en büyük insani krizi Gazze sokaklarında gezinirken yaşadıklarımız ve gördüklerimiz yüreğimizi burkuyor. İki yıldır Gazze’ye uygulanan ekonomik ambargo halkın %80’ini fakir bırakmış. Ülkedeki yoksulluk oranı dünyanın en fakir ülkeleri Mozambik ve Ruanda ile eşit hale gelmiş. Ambargo dolayısıyla 140 bin insan işsiz kalmış. 3900 büyük ve küçük çaptaki fabrika ve atölyenin kapılarına kilit vurulmuş. Gazzeliler, geçimlerini genelde balıkçılık ve tarımla karşılıyor. Akdeniz’e boydan boya kıyısı bulunan Gazze’de balıkçılar artık ava çıkamıyor. Çünkü 2,5 kilometreyi aştıklarında İsrail savaş gemilerinin saldırısına uğruyorlar. Birçok balıkçı bundan dolayı hayatını yitirmiş. Çok güzel portakal, limon ve çilek bahçeleri bulunan Gazzeliler, iki yıldır milyon dolarlık kayıp yaşadıklarını ifade ediyorlar. İsrail’in yeşil düşmanı olduğunu söyleyen Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki binlerce dönümlük portakal ve limon bahçelerinin İsrail buldozerleri ve tankları tarafından yerle bir edildiğini söylüyorlar. Dünyada en fazla mültecinin yaşadığı yerlerden olan Gazze Şeridi’nin 1,5 milyon sakininin %80’inden fazlası BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) gibi uluslararası yardım örgütlerinin yiyecek yardımı sayesinde ayakta kalabiliyor. Umutlarını yitirmeyen yiğit halk Filistin halkı ve liderleri ne yaptıklarının çok iyi farkında. Heyecanları hâlâ ilk günkü gibi dipdiri. İşgal, sömürü, işkence ve katliamlar onları yıldırmamış. Bir yandan direniş sürerken diğer yandan sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi hayatlarına devam ediyorlar. Üniversite hocaları, belediye çalışanları ve memurlar bir yıldır maaşlarını alamamalarına rağmen çalışmalarını sürdürüyorlar. Bunun bir imtihan olduğunu söylüyorlar. Birilerine göre, bu sıkıntıların Gazzelileri Hamas’tan koparması bekleniyordu ancak tersine daha çok bağlamış. Allah’ın Resulu’nün de ambargoya maruz kaldığını ifade ediyorlar. Ambargodan sonra güzel günlerin ve zaferin kendilerini beklediğini düşünüyorlar. Çünkü “Ambargo işgalcinin başvurduğu en son kozdur.” diyorlar. Bu zor şartlara rağmen Filistinliler okumaya devam ediyor. Okullarda eğitim öğretim aksamadan sürüyor. Filistinlilerin kahir ekseriyeti zaten okuma yazma biliyor. Kime mesleğini sorsanız ya mühendis ya da doktor çıkıyor. Filistin’deki Kur’an kursları ise ayrı bir önem arz ediyor. Ziyaret ettiğimiz bir Kur’an kursunda iki ay içinde 100 öğrencinin Kur’an hafızı olarak mezun olduğunu öğreniyoruz. Kur’an kursu yöneticisi “Bundan böyle her iki ayda bir hafız yetiştireceğiz.” diyor, projelerini uzun uzadıya anlatıyor. Ayrıca üniversite kütüphanelerinde görme özürlüler için mutlaka Brail alfabesi ile yazılmış kitaplar bulunuyor. Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere onlarca kitabı Brail alfabesine çevirmişler. Bunun yanı sıra görme özürlüler için bilgisayar odaları da mevcut. Zahar ve Heniyye ile baş başaGazze’deki son günümüzde Filistin Dışişleri Bakanı Dr. Mahmud ez-Zehar’ı ziyaret ediyoruz. Ziyaretimizden birkaç gün önce ikinci oğlunu şehit veren Dr. Zehar’ın evi ziyaretçilerle doluydu. Zehar, misafirler arasından kalkıp kapıda karşılıyor bizi. Sabır ve teselli dileklerimizi ifade ettikten sonra ziyaretçiler arasına oturuyoruz. Evdeki manevi ortam bizi sarmalıyor. Zehar, ağır acısına rağmen Asya’dan Fas’a yaşanan İslami gelişmelere değindikten sonra, çok vazıh bir şekilde, “Biiznillah çok yakında İslam medeniyetinin yeniden tulûuna ve Batı’nın ise gurûbuna tanıklık edeceğiz.” diyor. Filistin Başbakanı İsmail Heniyye ile ziyaretimizin son akşamında ansızın buluşuyoruz. Sürpriz oluyor bizim için bu. Duruşu ve konuşması ile çok sempatik bir halk lideri olduğunu yansıtıyor bize, Heniyye. “Merhaba Asitaneli kardeşlerim!” diyerek karşılıyor bizi. O da her Filistinli gibi ümit aşılıyor etrafına. Pes etmediklerini ve yola devam ettiklerini söylüyor, “Tüm badireleri aştığımız gibi bu ambargoyu da aşacağız.” diyor. “Aslında Refah Sınır Kapısı’nın yıkılması bile ablukanın başarısız olduğunu göstermiştir.” diyen Heniyye, Türk halkının Gazze’ye olan yardımlarından dolayı müteşekkir olduğunu ifade ediyor. Ayrılırken, “Gazze topraklarından, mübarek Filistin diyarından, Kuds-ü Şerif’ten kardeş Türkiye halkına şahsım, hükümetim ve halkım adına en içten selamlarımı iletiyorum.” diyor. Biz geldik, kalbimiz orada kaldı… |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de bulunan Çeçen mültecilere yönelik düzenli yardımlarına devam eden İHH İnsan...
İHH İnsani Yardım Vakfı ekibi olarak, tarih boyunca büyük acılar, katliamlar, soykırım ve ayrılıkların yaşandığı bin dağlı ülke Ruanda&...
Sponsor Aile projemize ilgi büyük İHH İnsani Yardım Vakfı’nın, dünyadaki mağdur yetimlere kucak açmayı hedef ed...
İHH İnsani Yardım Vakfı, Irak halkının yaralarının sarılmasında sivil toplum kuruluşlarının önemine binaen Irak Türkmen Kadınlar Derneği tem...
Amerikan işgalinden sonra Irak’ta yaşanan insani dramdan en çok etkilenen kesim çocuklar oluyor. Bu çocuklardan sadece biri...
Mağdur mültecilere giysi yardımları İHH, Kırklareli Gazi Osman Paşa Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nde geçici olarak...
İHH yıllardır süren iç karışıklıklardan dolayı dört milyon Sudanlının insani yardıma muhtaç durumda yaşadığı ve ha...