İnsani Yardım
Sayı 28
GÖZLEM: Evet, Küba'da da Müslümanlar var | GÖZLEM: Evet, Küba'da da Müslümanlar var |
|
|
|
| Yazar İzzet Şahin | |
![]() Muhtaçlara yardım eli uzatmada sınır tanımayan İHH İnsani Yardım Vakfı ekibi olarak, Ramazan’da, dünya ile bağları kopmuş, dünyanın da kendilerini unuttuğu Küba’daydık. Küba’daki kardeşlerimize yardım etmek, dertlerini dinleyip kendileriyle hemhal olmak için bu ülkeye gitmek istediğimizi söylediğimizde, “Orada ne işiniz var, orada da Müslüman var mı ki?” sorusuna muhatap olmuştum. İnsanların böyle düşünmelerini normal karşılıyorum. Zira Küba, bir elin parmağını geçmeyecek kadar az kalan sosyalist rejimi benimsemiş ülkelerden birisidir. Sosyalist ülkelerde Müslümanların karşılaştıkları asimilasyon örnekleri beynimize kazınmış olmalı ki, orada Müslümanların özgürce yaşayabileceklerini, hem de sayılarının her geçen gün artacağını tahayyül bile edemiyoruz. Sadece Castro ve puro mu?Kardeşlerimizin iftar sofralarına konuk olmak, elimizdeki ve gönlümüzdekileri onlarla paylaşmak için gittiğimiz Küba’nın, komünist devrim, efsanevi lider Fidel Castro, Kübalıların ABD’ye kafa tutan tavırları ve puroları dışında birçok görünmeyen, bilinmeyen yönlerinin olduğunu keşfettik. 111.000 km2 yüzölçümüne sahip olan Küba, 15 eyaleti ve 169 yerleşim yeri, 11 milyon nüfusu, tropikal iklimi ve harika doğası ile Karayip Adaları’nın en gözde ülkesidir. Diğer Amerika ülkelerinde olduğu gibi buranın da ilk sakinleri Kızılderililerdir. Küba, 15. yüzyılın başlarından itibaren İspanya’nın sömürgesi altına girmiş, 1902 yılında da bağımsızlığına kavuşmuştur. 1933’te ABD’nin desteği ile başa gelen Fulgenco Batista’nın diktatörlük rejimi, 1959’daki Komünist devrim ile son bulmuştur. Ülkenin, adıyla özdeşleşen lideri Fidel Castro hasta yatağında ecelini beklerken kardeşi vekaleten ülkeyi yönetmektedir. İki zıt kutup: Küba ve Amerika 1961’den beri ABD’nin uyguladığı ambargo, Küba sosyalist liderlerini ve halkını boyun eğdirmeye yetmedi. Ağabeyleri Rusya’nın bile beyaz bayrak kaldırdığı bir çağda Küba’nın bu direnci, halkına çok pahalıya mal oldu. Ambargo ile gelen imkansızlıklara rağmen halkın isyan etmemesinin başlıca sebepleri; dünyadan kopuk yaşamaları, emperyalizme karşı birleşmeleri, liderlerine bağlılıkları ve devrim sonrasında beyinlerin yıkanması şeklinde zikredilebilir. Başta Amerika olmak üzere emperyalistlerin dünya genelindeki sömürülerinin devam etmesi, sosyalist liderlerin eline fazlasıyla malzeme vermektedir. Bu malzemeler, halkı düşman karşısında birleştirmekte ve kendi iç problemlerini minimize etmektedir. Orada bulunduğum günlerde Kübalıların, ABD askerlerinin Ebu Gureyb Hapishanesi’ndeki zulmünü anlatan belgeseli yayınlamaları, haber kanallarında emperyalist liderlerden istihza ile söz etmeleri, büyük caddelerin kenarlarında Bush ve yandaşlarını kan ve vahşetle sembolize etmeleri, tişörtlerinin üzerindeki mazlumlara destek mesajları, göz kameramızın çektiği anti-emperyalist duruşlardan sadece birkaçıydı. Küba’nın dünya ile ilişkileri Küba’nın yukarıda zikrettiğimiz anti-emperyalist tutumunun dışında dünya ülkeleri ile ilişkileri genelde iyi sayılır. 22 İKÖ üyesi İslam ülkesi dahil, 100’den fazla dünya ülkesinin büyük elçilik seviyesinde temsil edilmesi, bunun ispatı olsa gerek. Küba’nın dünya ile ilişkilerini şekillendiren en önemli etkenlerden birisi de, eğitim alanında yaptıklarıdır. Başta mazlum toplumlar olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden 45 bin civarında öğrenciyi bedava okutması, 10 binden fazla Kübalı öğretim görevlisinin dünya üniversitelerinde ders veriyor olması, Küba’nın dünya genelindeki pozitif yüzünü güçlendirmektedir. Sosyalist bir ülkede hayat Küba’da, Türkiye’nin tek partili şeflik dönemini anımsatan, her şeyin devlet kontrolünde olduğu bir sistem uygulanmaktadır. Resmi izin alınmadan mülkiyet edinilemediği gibi, araba, bilgisayar, telefon ve benzeri araç ve gereçler satın alınamıyor, internet olanağına erişilemiyor. Turistlerden farklı olarak Küba vatandaşları otelde kalamıyor, resmi izin olmadan ev kiralayamıyor. Bunun neticesi olarak birkaç nesil, aynı evi paylaşmak zorunda kalıyor. Araba satın almanın devlet iznine bağlı olması ve alım gücünün çok düşük olması sebebiyle özel araba sahiplerinin sayısı çok sınırlı kalmış. Havana sokakları, açık antik araba müzesi görünümünde. Bu yüzden ülkede, ulaşım için yaşımızdan çok büyük arabaları kullandık. 1950’li yılların arabaları, ülkeye en fazla turist çeken faktörlerden birisi olmuş. Turistleri, özellikle de araba hayranlarını daha fazla celbetmek için eski arabaların dışarı çıkarılmasını yasaklamışlar. Küba’da biri yerlilere, diğeri de yabancılara hitap eden iki farklı para birimi kullanılıyor. Yabancıların kullandığı 1 CUC, yerlilerin kullandığı 25 CUP’e eş değerde. Uzman bir doktorun maaşı 20 doları, orta derecede bir memurun maaşı ise 15-16 doları aşmıyor. Bu kadar az geliri olan insanların hayatlarını idame ettirmeleri ancak devletin verdiği karnelerle, devlete ait gıda pazarlarından cüzi para karşılığında temel ihtiyaçlarını temin etmeleriyle mümkün oluyor. Küba’da Müslüman olmak…İlk Müslümanların bu ülkeye hangi tarihte geldiklerini ve kim olduklarını tam olarak bilmiyoruz. Ülkedeki Müslümanlar; yerliler, Ortadoğu kökenliler, İslam ülkelerinden gelen öğrenciler ve büyükelçiliklerde çalışan bürokratlardan oluşuyor. Müslümanların çoğu, ülkenin tek resmi İslami organizasyonu olan Küba İslam Birliği’nin çatısı altında toplanmış bulunuyor ve Başkan Yahya Pedro Lazo’nun evi ofis ve toplantı salonu, balkonu da mescit olarak kullanılıyor. Cuma namazlarını Arap Evi olarak bilinen müzenin bir odasında, bayram namazlarını da devlete ait bir kültür merkezinde kılıyorlar. İslam Birliği’nin cami talebine resmi makamlar olumlu cevap verip yer tayini için zaman istemişler. Ülkenin genelinde olduğu gibi, Müslümanlar da büyük imkansızlıklar içerisinde hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. İlk günkü iftarımızda küçük tabaklarda dağıtılan pirinç çorbasının arkasından başka yemeğin gelmediğini gördüğüm anda duyduğum burukluğu halen içimde hissediyorum. Kübalı Müslümanlarla Ramazan’ı paylaştık İHH İnsani Yardım Vakfı olarak, 60 ülkede olduğu gibi Küba’da da kumanyalar dağıtarak, iftarlar vererek, fitre ve sadakalarla geçici de olsa Kübalı Müslüman kardeşlerimizin yanında olmaya çalıştık ve Türkiye halkına ulaştırmak üzere bize emanet ettikleri selamlarını ve teşekkür mesajlarını getirdik. |
| < Önceki |
|---|
Bulgaristan’da 10 farklı bölgede Kur’an eğitimi İHH İnsani Yardım Vakfı, eğitim müfredatının Müslüma...
Değerli Gönüldaşımız, Hayırda yarışma mevsimi olan Ramazan’ı idrak ettiğimiz şu günlerde, İHH İnsani Yardım Vakfı olar...
İHH İnsani Yardım Vakfı, Orta Asya’da mültecilerin yoğun olarak bulunduğu Pakistan’da insani yardım faaliyetlerine devam ediyor. Mans...
İki milyona yakın bir Müslüman nüfusa sahip olan Nepal’de İHH İnsani Yardım Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştirilen te...
İHH İNSANİ YARDIM VAKFI 2008 YURT İÇİ RAMAZAN PROGRAMI
“Geçmişi unutmayın ama geçmişte de yaşamayın.” diyen Aliya’nın, geçmişi unutmayan ama geçmişte de yaşama...
SEMİNERLER: 12.06.2008, Avcılar/İstanbul Avcılar’da İlim Kültür ve Hizmet Vakfı,...