Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 30 arrow GÖZLEM: Moğolistan, kimliğini hatırlıyor yeniden
GÖZLEM: Moğolistan, kimliğini hatırlıyor yeniden PDF Yazdır E-posta
Yazar Sait Demir   
İHH ekibi olarak, Moğolistan’da hayata geçirilen yaz Kur’an eğitimi programının kapanış törenine katılmak ve bölgede geleceğe yönelik çalışmaları projelendirmek için temmuz ayı içerisinde Moğolistan’a gidiyoruz. Programımız çok yoğun ve zamanımız da kısıtlı olduğu için vakit kaybetmeden çalışmalara başlıyoruz.

Bayan Ulgi’de, Ulgi Yaz Kur’an Kursları’nın kapanış töreni için bir tiyatro salonuna geçiyoruz. Salon tıklım tıklım dolu. Program milli marşlarla başlıyor. Çocuklar yaz eğitimlerinde öğrendikleri bilgilerden oluşan bir program sunuyorlar bizlere: Kur’an-ı Kerim okuyor, ilahi söylüyor, dini bilgiler anlatıyorlar. Konuşmacılar, katkılarından dolayı Türkiyeli Müslüman kardeşlerine teşekkürlerini ve dualarını sunuyorlar. Program bitiminde öğrencilere sertifikalarını veriyoruz.

Ertesi gün Tarialan’a doğru yola çıkıyoruz. Fakat yolların çok bozuk olmasından dolayı yolculuğumuz sırasında oldukça zorlanıyoruz. Geçtiğimiz yerlerde Kazak ve Moğol çadırlarını görüyoruz. Ayrıca güzergahımız üzerinde bulunan ve Doğu Türkistan’dan göç etmiş olan Hidayetullah Dede’ye misafir oluyoruz. Hidayetullah Dede, Çin’in baskılarından dolayı nasıl vatanını terk ettiğini ve Moğolistan’a göç ettiğini anlatıyor bizlere.

 Tarialan’daki yaz Kur’an kursunun kapanış törenine katılmak üzere Müslüman Hoton Türklerinin yaşadığı Tarialan kasabasına ulaştığımızda tüm kasaba halkının okulda toplandığını görüyoruz. Bizleri gördüklerinde hepsi “Hoş geldiniz!” diyorlar. Önce İHH’nın tamir ettiği okulu geziyoruz. Okul sanki yeni yapılmış gibi görünüyor. Hemen törene geçiyoruz. Yaz kurslarının töreni ve tamir edilen okulun açılış töreni bir arada yapılıyor. Okul müdiresi bizlere ve Türk halkına teşekkürlerini sunuyor. Programda çocuklar Kur’an okuyor, öğrendikleri dini bilgileri bizlerle paylaşıyorlar. Muhteşem bir manzara… Belki de bu topraklar 300 yıldır ilahi kelama ilk defa şahitlik ediyor. Bizi esas heyecanlandıran ise İHH tarafından düzenlenen yaz Kur’an kurslarında Müslüman olan Moğol kızın konuşması oluyor. Kız öğrenci, “Ben temizliği ve insanlığı İslam’dan öğrendim.” diyor. Bir kez daha, yapılan işin ne kadar hayırlı olduğunun farkına varıyoruz. Program bitiminde çocuklara sertifikalarını dağıtıyor ve Türkiye’den getirdiğimiz hediseleri veriyoruz.

Programdan sonra Müdire Hanım bize okulu gezdiriyor. Okulun acilen bir bilgisayar sınıfına ihtiyacı olduğunu görüyoruz ve İHH olarak okula beş bilgisayar hibe ediyoruz. Ayrıca 10 yoksul Hotonlu aileye, çocuklarının eğitimi için yardımda bulunuyoruz.

Ardından, İHH tarafından satın alınan, camiye ve eğitim kurumuna çevrilecek olan binaların durumunu görmeye gidiyoruz. Bu binaların bu Ramazan ayına yetiştirileceğini hatırlıyoruz. Bu Ramazan’da okul ve camiden istifade edecek olan insanları düşündüğümüzde gelecekle ilgili ümitlerimiz artıyor.

Bir diğer kapanış töreni ise Sengil bölgesinin bir yaylasında gerçekleşiyor. Buradaki insanların çoğu yaylalara göç etmiş. İnsanlar yüzyıllardır göçebe hayat sürdürüyorlar. Yolun çok kötü olmasından dolayı çok yavaş gidiyoruz. Yollarda İslam öncesi ve İslam’dan sonraki Türk mezarları dikkatimizi çekiyor. Sonunda yaylaya varıyoruz. İHH’nın burada bulunan bir çadırda açtığı yaz Kur’an kursunun kapanış programı için yüzlerce insan toplanmış. Program, at yarışları ve güreşlerle başlıyor. Etrafta yüzlerce at var. Buranın en önemli ulaşım aracı at. Yedisinden yetmişine, kadın erkek herkesin bir atı var. Program yine çocukların kursta öğrendiklerini paylaşmasıyla gerçekleşiyor. Ardından cemaatle çadır mescitte namazlarımızı kılıyoruz. Namaz bitiminde namaza katılmayan yaşlı amcalara, namaza niçin katılmadıklarını sorduğumuzda namaz kılmayı bilmediklerini söylüyorlar. Aklımıza 90 yıl hüküm süren Komünizm baskısı geliyor. İHH olarak buralarda daha çok işimizin olduğunu düşünüyoruz.

Sonraki gün, yaylada yaşayanlar için inşa edilmiş ahşap bir cami olan Dayn Mescidi’nde yapılacak olan Moğolistan İslam Dini İdaresi İmamlar Toplantısı’na ve kurs kapanış programına katılıyoruz. Buradaki mescit, 40 km’lik bir alanda hizmet veriyor. İnsanlar mescide atlarıyla geliyorlar. Sanki 200-300 yıl öncesine gidiyoruz. Kışın bu bölgede kimse kalmadığını, herkesin daha sıcak bölgelere göç ettiğini öğreniyoruz. Törene ve imamlar toplantısına katılıyoruz. 70-80 yaşlarındaki Müslüman amcalar ellerimizi öpmeye çalışıyorlar. “Sizler yıllar sonra bizlere dinimizi öğretiyorsunuz.” diyorlar. Bir kez daha Allah’a bizlere bu güzel görevi nasip ettiği için şükrediyoruz.

Moğolistan’daki son günlerimizi ise Ulgi’de görüşmeler yaparak ve Türkiye’de SADER tarafından desteklenen bazı Moğolistanlı Müslüman öğrencilerin evlerini ziyaret ederek geçiriyoruz. Ayrıca bir radyo programına katılarak İHH’nın tanıtımını yapıyor ve çalışmalarını anlatıyoruz. Moğolistan ziyaretimizin sonunda, Moğolistan’da hayata geçirilen projeleri yerinde görmenin ve bu projelerin bölge için önemine tanık olmanın huzuruyla Türkiye’ye dönüyoruz.

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı