İnsani Yardım
Sayı 28
GÖZLEM: Araf'ta mülteci hayatlar | GÖZLEM: Araf'ta mülteci hayatlar |
|
|
|
| Yazar Dilaver Kutluay | |
Irak’ta yaşanan işgal nedeniyle Suriye’ye göç eden Filistinli mülteciler, 1948’den beri mülteci olarak yaşayan beş milyon Filistinliden sadece bir kısmı. Filistinli mültecilere yardım ulaştırmak için gittiğimiz Suriye’de iki kampı ziyaret ediyoruz. Bu kamplardan birisi Irak-Suriye arasındaki serbest bölgede bulunuyor ve buradaki insanlar varlıkla yokluk arasında, adeta Araf’ta yaşıyorlar.Hol Kampı adeta açık bir cezaevi Ziyaret ettiğimiz kamplardan ilki; Şam’a 10 saatlik mesafede bulunan, Haseki şehrinin 50 km dışındaki, 380 kişilik Hol Kampı. Bu kamptaki durum gerçekten içler acısı: 15-20 m2’lik tek göz odalar içerisinde yedi-sekiz, hatta 10’un üzerinde mülteci yaşıyor. Etrafı tel örgülerle çevrili olan ve yalnızca bir giriş-çıkış kapısı olan kampın kontrolü Suriye askerleri tarafından yapılmakta. Yani burası bir bakıma açık cezaevi gibi. Kamptaki ailelerin ihtiyaçları, dışarıdan gelen yardımlarla sağlanmakta. Kimlikleri olmayan mültecilerin çalışma ve serbest dolaşım hakları da yok. Burada kadın ve çocukların yaşamları çok daha zor. Bunun sebebi de kaldıkları bölgenin aşırı sıcak olması ve zehirli sürüngen hayvanların burada cirit atması. Uyuyan çocuklara zehirli hayvanların zarar vermesini engellemek için, annelerinin gece boyunca onların başında beklediğini öğreniyoruz. Kampta gezerken, onca olumsuz şartlara rağmen insanların boş durmadığını, kendi geçimlerini sağlamak için kamp içerisinde bulunan boş alanları ekip diktiklerini; çocuklar için park, okul ve kütüphane oluşturduklarını ve çeşitli kurslar açtıklarını görüyoruz. Bulundukları ortamı yaşanılır hale getirme çabalarının, hayatlarının tümünü mülteci olarak geçirmelerinden kaynaklandığını söylüyor mülteci kardeşlerimiz. Kampta hiçbir alt yapı çalışması olmadığından pis su giderleri barakalara çok yakın bulunuyor ve bu da birçok sağlık problemine davetiye çıkarıyor. Kampta bulunan reviri ziyaret ettiğimizde, kendisi de bir mülteci olan veteriner hekimle tanışıyoruz. Bu kişinin, orada başka doktor bulunmamasından dolayı burada doktorluk yapmakta olduğunu öğreniyor; insanların ne denli imkansızlıklar içerisinde yaşamaya çalıştığına şahit oluyoruz. ![]() Burada yaşayan mülteci kardeşlerimize İHH ekibi olarak hasır örtüleri, temizlik malzemeleri, kuru gıda paketleri, sebze ve meyve dağıtıyoruz. Ayrıca her aileye nakdi yardımda bulunuyor ve kampın ekmek ihtiyacının eksiksiz giderilebilmesi için kampta kar amacı gütmeden hizmet veren fırına da maddi destekte bulunuyoruz. Araf’taki mülteci kampı: Tenf Şam’a üç saat uzaklıkta bulunan ve Irak’la da sınırı olan Tenf bölgesindeki kamp Suriye ziyaretimizdeki ikinci durağımız. Bu kamptaki mülteci ailelere ulaşmak için Suriye sınırından çıkıp Irak-Suriye arasındaki serbest bölgeye gitmemiz gerekiyor. Hol Kampı’na kıyasla burada yaşayan mültecilerin durumu daha sıkıntılı. İki ülke arasında serbest bölgede bulunan bu kampta, bez çadırlarda yaşayan mülteci ailelerin gündüz sıcağa ve gece de soğuğa karşı yapacakları hiçbir şey bulunmuyor. Diğer kampta olduğu gibi burada da zehirli sürüngenler oldukça çok. Mültecilerin kaldığı, çoğu deforme olmuş çadırlar işlevlerini tam manasıyla gerçekleştirememekte. Mültecilerin kendi imkanları ile kurdukları çadır okullarda öğrenciler kendileri gibi mülteci olan öğretmenlerden dersler alıyor. Bu kampta yaşayanların sağlık ihtiyaçları da ne yazık ki karşılanamıyor. Kampta yaşayan 382 mültecinin sağlık sorunları ile ilgilenecek bir sağlık ocağı bile bulunmuyor. En yakın hastane ise iki saat uzaklıkta ve bu hastaneye gidebilmek için mültecilerin Suriye Gümrük Muhafaza’dan izin almaları gerekmekte. Burası serbest bölge olduğu için, Hol Kampı’ndakinin aksine, Tenf Kampı’na dışarıdan gelen yardımların oldukça sınırlı. Buradaki mülteciler, sadece kendi durumlarından haberdar olan yardım kuruluşlarının desteğiyle yaşamaya çalışıyor. Dışarıdan bir yardım gelmediği takdirde ise çaresiz bir şekilde bekliyorlar. Araf’taki mültecilerin yardım beklemekten başka da ne yazık ki yapabilecekleri bir şey yok. Çünkü ellerinde kimlik ve pasaport olmadığı için Suriye’ye geçemiyorlar. Irak’a dönmeleri ise yaşamlarının sonu olabilir. İHH ekibi olarak, bölgenin aşırı sıcak olmasından dolayı insanların soğuk suya duydukları ihtiyacı göz önünde bulunduruyor ve kampta kullanılmak üzere iki adet derin dondurucu alıyoruz. Ayrıca kuru gıda, sebze ve meyve dağıtımı yapıyor; daha büyük projelerle mülteci kardeşlerimiz için yeniden Suriye’ye gelmek üzere ülkemize dönüyoruz. ![]() |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Ramazan ayı... Kıyam ve sıyam günleri... Rahmet meltemlerinin yüreklerimizi derinden okşadığı huzur yüklü saatler... ...
Tanzanya’daki eğitim kurumlarının, nüfusun %35’ini oluşturan Müslümanların ihtiyacını karşılayacak oranda olmaması, medrese...
Bulgaristan’da 10 farklı bölgede Kur’an eğitimi İHH İnsani Yardım Vakfı, eğitim müfredatının Müslüma...
İHH İnsani Yardım Vakfı, işgal devleti içerisinde yaşayan yaklaşık 1,4 milyon Filistinlinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere faaliyet...
Bulgaristan’da 300 çocuğu sünnet ettirdik Bulgaristan’da Müslümanlara destek olmaya devam eden İHH İnsani...
İHH İnsani Yardım Vakfı, Orta Asya’da mültecilerin yoğun olarak bulunduğu Pakistan’da insani yardım faaliyetlerine devam ediyor. Mans...