Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 29 arrow DOSYA: Hayır ve infakta yarışma mevsimi
DOSYA: Hayır ve infakta yarışma mevsimi PDF Yazdır E-posta
Yazar Hamdi Arslan   
ImageMüslüman için Allah’ın rahmetini kazandıracak işler, sayılamayacak kadar çoktur. Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde yapılması tavsiye ve teşvik edilen her güzel hareket, her iyi söz, her uygun tavır Allah Teala’nın rahmetini kazanmaya vesiledir. “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.” (Âraf Suresi, 156) ayet-i kerimesi bunun en açık dayanağıdır.  Her güzel gün ve mevsim bizi Rabbimize yaklaştıracak birer fırsattır; fırsatları kaçırmak ise akıl karı değildir.

İşte kulları, özellikle biz Müslümanları Allah Teala’ya daha çok yaklaştıracak fırsatlar mevsimi olan bir mübarek üç aylar dönemini yaşamaktayız. Namaz, oruç, zikir ve Kur’an tilavetinin yanı sıra ümmet bilincine sahip Müslüman’ın hassasiyeti bu zaman diliminde zirveye çıkar… Zira Müslüman, sadece kendisi için yaşamaz; dünyanın iyiliklerini ve menfaatlerini sadece kendi nefsi için düşünmez. O, “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe büyük hayra ulaşamazsınız.” (Âl-i İmran Suresi, 3) ayetinin bilincindedir.

Bu noktadan hareketle şahsi kulluk görevlerini yapmaya duyarlılık gösterdiği kadar, “İyilik ve takvada yardımlaşın.” (Maide Suresi, 2) ilahi yönergesinden aldığı şuurla diğer kardeşlerine, insanlara da hayrı dokunsun ister. Sevgili Peygamberinin “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, 8/167) uyarısı, hassasiyetini artırır.

İnsanlar genelde mala düşkündür, cimriliğe eğilimlidir. Ama Müslüman kendini bu yönden de eğitir, Rabbinden gelen ilahi ölçülere uygun hale getirmeye gayret eder. Aziz Peygamberinden gelen tembihlere kulak verir: “Ey Ademoğlu, (Allah için) infak et ki sana da infak edilsin.” (Buhari, “Tevhid”, 35)

Sıhhat ve afiyette iken verilen sadaka, yapılan iyilik, hastalıkta ve hele hele ölüm döşeğinde yapılacak iyilikten üstündür. Hayır işlerinde acele etmeli, işi yarınlara bırakmamalıdır.

Kendisinde bizim için yegane üstün örnek bulunan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) ve onun en güzel takipçileri olan ashabı ve tabiin, arkadan gelen salih selefler, bilhassa Ramazan ayı gibi mübarek bir zaman bölümünü nasıl değerlendireceğimiz hususunda da Müslümanlar için örnek şahsiyetler teşkil etmişlerdir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) sadaka vermek konusundaki teşviklerinde, “Yarım hurma sadaka vermek suretiyle bile olsun kendinizi ateşten koruyunuz. Bunu da bulamayan, güzel ve hoş sözle korunsun.” (Buhari, “Edeb”, 34) buyurmuşlardır.

Bizim de bugün hem yakın çevremizde hem de küresel bir köy haline gelmiş dünyanın çeşitli bölgelerinde müşahede ettiğimiz yoksulluk, açlık ve ihtiyaç halleri karşısında sessiz ve duyarsız kalmamız mümkün olamaz.

Çok şükür bu şuur ve hassasiyete sahip olan Müslüman milletimiz son yıllarda çeşitli sivil kuruluşlar oluşturarak fakir fukaraya, muhtaçlara organize bir şekilde yardımcı olmaya ve destek çıkmaya çalışmaktadır. Bu tür kurumların arasında seçkin bir yere sahip bulunan İHH aracılığı ile ülkemizin gönlü hassas evlatları, yurt içinde ve dışında pek çok hayır çalışmasında pay sahibi olmuşlardır.

Pakistan ve Açe’deki deprem yaralarını saran, sonrasında yetimlere, dullara himaye kanatlarını geren, onların misyoner ağlarına düşmesine mani olup Müslümanca kalmaları için eğitim faaliyetleri organize eden gönüllüler bu ülkenin evlatları. Afrika’da Somali, Habeşistan (Etiyopya) başta olmak üzere susuzluk, açlık ve hastalıklar pençesinde kıvranan çeşitli bölgelerdeki zavallı insanlara yardım ulaştıranlar bizim gençlerimiz. Özellikle yıllardır görme nimetinden mahrum kalmış binlerce insan, Türkiye’den giden gönüllülerin organizasyonları ve kampanyalarıyla görmeye başladı.

Keza Balkanlar, Orta Asya, hatta Güney Amerika ve daha başka yerlere cüzi veya önemli miktarda eriştirilen yardımlar, ülkemizin ve milletimizin manevi güvencesi olması ve ilahi nusrete kavuşması bakımından pek önemlidir.

“İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama kim cimrilik ederse, ancak kendisine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz (O’na muhtaçsınız.).”(Muhammed Suresi, 38)

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı