Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 30 arrow MAKALE: Hayatın kıyısına itilen Iraklı göçmenler
MAKALE: Hayatın kıyısına itilen Iraklı göçmenler PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
ImageIrak’ta son bir yılda ülke dışına kaçan sivillerin sayısı beş milyona yaklaştı. Yaklaşık nüfusu 25 milyon olan Irak’ta neredeyse her beş kişiden biri yaşadığı yeri terk etmiş durumda. BM’nin resmi istatistikleri ise iç göçlerle birlikte göçmenlerin toplam sayısını 4,2 milyon kişi olarak veriyor. Göçmenlerin iki milyondan fazlası Suriye ve Ürdün’e giderken, 200 bin kadarı körfez ülkelerine, 100 bine yakını Mısır’a, bir bölümü İran’a ve bir bölümü de Türkiye’ye sığınmış durumda. Gidecek hiçbir yerleri olmayan 15 bin Iraklı göçmen ise Irak, Suriye ve Ürdün arasında sıkışıp kalmış durumda. Bunlar içinde en fazla göçmen alan Suriye’ye her ay ortalama 30 bin Iraklı giriş yapıyor.
Göçlerin tamamına yakını son bir buçuk yıl içinde yaşandı. Başka bir açıdan bakıldığında, Irak’ta 2003 yılından bu yana yaşanan işgal, göçlere sebep olmazken; son bir yıldır Irak’tan kaçışların hızlanması, ülkedeki etnik ve mezhebi gerginliğin geldiği boyutları göstermesi bakımından oldukça anlamlı.

Irak, işgal öncesinde demir yumruk politikası sayesinde tüm etnik ve mezhebi unsurların “barış” içinde yaşamaya zorlandığı bir ülke görüntüsü arz ederken, aradan geçen dört yıl içinde sistemli bir yabancılaştırma ve nefret siyaseti uygulanıyor.

Ülke içinde yerinden edilenlerin büyük bölümü orta ve güney bölgelerde bulunuyor. İnsanların gittiği kentler, savaş mağduriyeti yaşayan yerli halkın sorunlarına bir de göçmenlerle birlikte gelen yeni sorunları eklemiş durumda. Alt yapı yetersizliği, gelenlerin ihtiyaçlarını karşılayacak gıda ve sağlık imkanlarının olmaması gibi nedenlerden dolayı, 18 vilayetten 10 tanesi yeni göçmen kabul etmiyor. Ülke içinde göç etmiş olan bu insanların %50’si, resmi otoritelerce sağlanan gıda yardımlarından hiçbir şekilde yararlanamıyor. Kamu binalarına yerleşmiş bulunan çok sayıda göçmen, zorla çıkarıldığı gibi, bu durumdaki binlerce kişi kentlerin çevresinde barakalarda yaşamaya çalışıyor.

Ülke dışına çıkanlar ise yanlarında götürdükleri paralar bitene kadar kendilerini bir yere atmaya bakarken; bunu başaramayanlar ise biraz şansları varsa, yardım kuruluşlarının ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin kısıtlı miktarlardaki yardımlarına ulaşabiliyor. Ülke dışına çıkmış olan insanlar, vahşi biçimde ölmek ile sefalet içinde yaşamak gibi iki berbat tercihten birini yapmak zorunda kaldığından, gittikleri yerde çok şikayetçi görünmek istemiyorlar. Çünkü küçük bir bahane ile Irak’a geri gönderilme ihtimalleri bulunuyor. Bu yüzden binlerce göçmen işsiz, gittikleri yerlerde bir şekilde durmayı, kaçak çalışırken yakalanıp Irak’a iade edilmeye tercih ediyor. Binlerce göçmen ise, oturum izinleri bittiği için, sokağa çıkmaya dahi cesaret edemiyor. Zira oturumları ikinci defa uzatılmıyor ve yakalanmaları halinde iadeleri kesin gibi.

Göç olgusunun belki de en acı ve trajik yönü, bölgedeki fuhuş ticaretinin artmış olması. Irak’tan gelen yüz binlerce çaresiz kadın ve genç kız, zorla fuhuş sektöründeki tacirlerin ağına düşürülüyor. Öyle ki, Suriye’de fuhuş sektörünün büyük bir artış göstermesi yetkilileri harekete geçmeye zorlamış. Bu durumdaki kadınların büyük bölümü, fuhuş tacirlerinin eline, ailelerini geçindirmek için ve başka çareleri kalmadığından düştüklerini söylerken; bir bölümü de eşini kaybettiği için çaresizlik içinde sığındığı komşu ülkedeki kimi insanların beraber olma şartıyla çocuklarına yardımcı olduğunu söylüyor.  

Iraklı zenginlerin tercih ettiği ülkelerde ise emlak ve gıda sektörleri hareketlenmiş durumda. Örneğin Ürdün pazarına Iraklı göçmenlerin yıllık girdisi iki milyon doları aşmış durumda.


Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


33. Sayı