Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 27 arrow Moğolistan'da bayram
Moğolistan'da bayram PDF Yazdır E-posta
Yazar Cüneyt Kılıç   
Moğolistanda bayramMoğolistan Kurban Organizasyonu’nu yürütmek amacıyla üç kişilik bir ekiple 26 Aralık tarihinde İstanbul’dan ayrıldık. İstanbul’da başlayan altı saatlik yolculuğumuz sonunda Kazakistan’ın başkenti Almaatı’ya geldik. Buradan Moğolistan’ın en batısındaki eyaleti Bayanolgey’e gitmek üzere uçağımıza bindik. Moğolistan vizemizin olmayışı, bizlere 3,5 saatlik yolculuk boyunca ciddi bir tedirginlik yaşattı. Bayanolgey’e ulaştığımızda hava limanında bütün tedirginliğimiz sona ermişti. Çünkü hava limanında başta Moğolistan Din İdaresi Başkanı Azathan Muhanoğlu, Bayanolgey Emniyet Amiri, Belediye Başkan yardımcısı ve Valilik Müşaviri tarafından sıcak bir şekilde karşılandık. Pasaportlarımızı vize işlemleri için hava limanına bırakıp, bizi karşılayan ekiple birlikte konaklayacağımız yere doğru yol aldık.

Altay dağlarının eteklerinden başlayan uçsuz bucaksız bozkırlar ülkesi Moğolistan…
Moğolistan Din İdaresi’nin tertip etmiş olduğu Kurban Bayramı programına katıldık. Din derslerinin verildiği tek okul olan Bilge Tigin Ahlak Okulu öğrencilerinin renk kattığı programda, Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler, halk oyunları ve şiir yarışmaları eşliğinde onurumuza verilen yemeğe iştirak ettik.

Bayram öncesinde kurbanların kesileceği mezbahaneyi, hayvanların barındığı yerleri, kesimhanenin ve kurban edilecek hayvanların kurbanın gerçekleşmesi için gerekli şartlara uygun olup olmadığını kontrol ettik. Dağıtım yapılacak ailelerden bir kısmını ziyaret ettik. Hava sıcaklığı -25 derece olmasına rağmen, gittiğimiz bazı evlerin sobalarının yanmadığını gördük. Derhal arkadaşlarla birlikte kömür pazarından bir kamyon kömür alarak, tespit ettiğimiz dokuz ailenin kışlık yakacak ihtiyacını giderdik.

Bayanolgey’de bakıma muhtaç çocukların kaldığı bakımhaneler olduğunu öğrendik. Bayanolgey Dördüncü Çocuk Bakımevi’nde, bakıma muhtaç 10 çocuğun dokuz aylık bakım masraflarını karşıladık.

31 Aralık’ta, bayram namazını Bayanolgey Salem Mescidi’nde kıldık. Namaz sonrası camideki samimi bayramlaşma merasimi, soğuk havanın o dondurucu etkisini sıcacık bir atmosfere çevirdi bir anda…

Bu sıcak atmosferden ayrılmak zor oldu ama kurban kesimlerinin yapılması için mezbahaneye gitmek zorundaydık. Bize emanet edilen vekaletler için, 700 adet koç kesildi. Kesim işlemi,  bayramın ikinci günü öğle vakti tamamlandı.

Mescidin önüne iki tane geleneksel Kazak çadırı kurulmuştu. Bayram boyunca gelen tüm fakirlere ve misafirlere, burada kurban eti ve çorbası ikram edildi; çadırları ziyaret eden zengin fakir herkes hayır dualarında bulundu.

Bayramın ikinci günü itibariyle daha önce tespit edilen ihtiyaç sahiplerinin evlerini kurban hediyelerimizle birlikte ziyaret etmeye başladık. Bizi karşılarında gören ve Türkiye’den geldiğimizi öğrenen insanların, sevinçlerini “Atalarımız geldi.” diyerek ifade etmeleri, bize tarif edilemez bir heyecan yaşattı. Bayramın üçüncü ve dördüncü günlerinde dağıtımlarımız devam etti. Böylece, Bayanolgey’de dokuz mahallede toplam 700 aileye kurban eti dağıtılmış oldu.

Türkiye’nin iki katı büyüklükte bir yüz ölçümüne sahip olmasına rağmen Moğolistan’ın nüfusu oldukça az. Topraklarının hemen hemen tamamı uçsuz bucaksız bozkırlarla kaplı. Karasal iklimin hakim olduğu bu ülke, Orta Asya’nın en doğusunda bulunuyor. İki komünizm devinin, kuzeyinde Rusya ve güneyinde Çin’in arasında sıkışan Moğolistan’da, 200 bin Müslüman yaşıyor ya da yaşamaya çalışıyor.

Moğol katliamı, Çin istilası, Rus komünizmi derken; Moğolistan, alimlerden ve okumuşlardan mahrum hale gelmiş. Burada yaşayan Türklerin, çocuklarına Müslüman adı koymaktan başka yaptıkları fiili bir amelleri yokmuş yakın zamana kadar. 60 yaşın üzerinde olanlar, “kurban” diye bir şeyin olduğunu, fakat nasıl ifa edildiğini bilmediklerini söylüyorlar.

Sovyetler Birliği’nin dağılması ve ardından çok partili sisteme geçilmesiyle yaşanan dışarıya açılım, bu topraklarda din ve eğitim alanında da gelişmelere neden olmuş.

Budizm ve İslam, Moğolistan anayasasında din olarak kabul ediliyor. Devlet, dini çalışmalara müsamaha gösteriyor. Bu durumu fırsat bilen misyonerler, sadece başkent Ulanbator’da 180 adet kilise inşa etmiş. Buna karşılık Müslümanlar, maddi imkansızlıklar sebebiyle, apartman altı mescitler açabilmişler. Cami sayısının yetersiz olması noktasında yaşanan sıkıntı, Müslüman nüfusun yaşadığı tüm eyaletlerde bulunuyor.



Moğolistan’ın başkenti Ulanbator’da 3000 civarında üniversite öğrencisi bulunuyor. Bu Müslüman öğrencilerin en büyük sıkıntısı kalacak yurtlarının olmayışı. Devlet yurtlarının karma olması ve daire kiralarının da yüksek oluşu bu kardeşlerimizi inanılmaz zor bir durumda bırakıyor. Kimi öğrenciler bütün ahlaki ve manevi değerlerden yoksun Moğol ailelerin evlerinde bir oda kiralayarak, eğitimleri pahasına birçok zorluğa katlanıyorlar. 300 dolara kiralanan 70 m²’lik evlerde, 10-15 kişi kalıp eğitimlerini tamamlamaya çalışıyorlar. Öğrenimini Türkiye’de tamamlamış öğrencilerin kurduğu Bilge Adım Derneği’ni ziyaret ediyoruz. Buradakiler, ellerindeki imkanlar dahilinde öğrencilere yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bizden istekleri, acilen başkente bir cami ve bir öğrenci yurdunun yapılması.

Bu güzel insanlardan ve memleketten ayrılmak zor olsa da, vazifemizi yapmış olmanın verdiği mutlulukla dönüş yoluna koyuluyoruz…


Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı