Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 30 arrow MAKALELER: Filistin Parlamentosu İsrail zindanında!
MAKALELER: Filistin Parlamentosu İsrail zindanında! PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
MAKALELER: Filistin Parlamentosu İsrail zindanında!Kendinden menkul hukuk anlayışı ile uluslararası hukuka meydan okuyan İsrail, yaptığı her türlü yasa dışı eyleme gerekçe bulmayı beceren, bununla kalmayıp kendini masum gösteren ender ülkelerden biridir. Ortadoğu’nun en totaliter ve militarist rejimi olduğu halde, bölgedeki rejimlerden söz açıldığında “demokrasi adası” olarak lanse edilen tek ülke İsrail’dir. Her yıl 3-5 bin arasında sivili katlettiği halde inanılmaz bir hokkabazlıkla bölgenin en barışçıl ülkesi imajına da sahiptir. Yıllardır yaşanan döngüye baktığımızda, sanki bölgede masum bir şekilde hayatını sürdürmeye çalışan, ama ona bunu çok görerek onu sürekli kışkırtan insanlar yüzünden “mecburiyetten şiddete başvuran” bir ülke görüntüsü vardır.

Başka bir halka ait toprakları gasp ederek kurduğu rejimini devam ettirmek için her gün kendini yeni kanlar dökmek zorunda hisseden İsrail, 1967 yılından bu yana 650 binden fazla Filistinliyi hapse attı. Şu an resmi olarak 9400 Filistinli siyasi mahkumun bulunduğu İsrail zindanları, son bir yıldır farklı biçimde bir de Filistin Parlamentosu’na ev sahipliği yapıyor. Nasıl mı? Parlamento üyelerinin üçte birini hapse atarak!

Bir ülke parlamentosunun üçte birini hapse atmak için İsrail’in tek gerekçesi ise, kendi lehine oldukça cömert biçimde kullandığı “güvenlik” bahanesi. Bu bahaneyi süsleyen çok sayıda uyduruk hukuk normu ve yasal prosedürler, vs. ile oluşturulmuş bir işgal hukuku bulunuyor. İsrail, kendi hukukunda hiçbir yasal çerçeveye uyduramadığı yüzlerce tutukluya da “idari tutuklu” sıfatını vererek onları gerekçesiz biçimde tutsak etme lüksünü kendine hediye etmiş durumda. 2000’den fazla mahkumun gözaltı sürelerinin üzerinden aylar geçtiği halde halen somut bir suçlama ile mahkemeye çıkarılmamış olmaları İsrailli hukukçular açısından anormal bir durum değil. 425 çocuğun siyasi mahkum olarak insanlık dışı koşullarda tutulması da İsrail’in hukuk algısında sorun oluşturmuyor.

2005 yılı sonunda yapılan ve “Ortadoğu’nun en şaibesiz seçimi” olarak kabul edilen Filistin genel seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlar demokrasi bahşedilen mazlum Filistin halkından beklenen tüm rolleri altüst etmişti. Batılılar ve İsrail, kendilerine böyle bir şans verdikleri için Filistin halkının minnet duyacağını ve kendilerini hayal kırıklığına uğratmayacaklarını düşünüyorlardı. Filistin halkını siyasi bir rekabetin içine sokarak bölünmeyi hızlandırma, fraksiyonlar arasındaki mücadeleyi keskinleştirme ve yaşanan bunalımın yeni bir intifada sürecine yol açmasını önleme gibi gizli hedeflerinin yanı sıra, Filistin’de demokrasiye izin verilmesinde rol oynayan bir diğer husus da, Hamas’ın siyasi uzantısı durumundaki Reform ve Değişim Hareketi’nin oy oranının %30’ları aşmayacağının zannedilmesiydi.

Batılılar ve İsrail açısından Filistin’de kontrollü bir demokratik oyun için zemin müsait görülmüş olsa da, sandıktan çıkan sonuçlar halkın farklı düşündüğünü ortaya koydu. Hamas oyların %50’den fazlasını alarak 132 sandalyeli meclisin 70 sandalyesine sahip olmuştu.

Önce ekonomik ve siyasi ambargo başlatıldı. Yetmedi, operasyonlar düzenlendi ve yeni katliamlarla sindirme harekatı yapıldı. Yetmedi, halkın seçtiği parlamenterler yaka paça tutuklanarak zindana atıldı. Sekiz tanesi bakan, biri meclis başkanı olan 40’ı aşkın Filistin milletvekili neredeyse bir yıla yakın bir süredir zindanda tutuluyor. Bunların bir bölümüne suç bulamayan İsrail, “idari tutuklu” diyerek uygulamasına isim bulmuş olsa da, yapılan haksızlığın hiçbir hukuki izahının olamayacağı daha fazla insan tarafından dillendiriliyor.

Türkiye’de bu yönde kamuoyu nezdinde başlamış olan duyarlılığın devletin resmi politikalarına da yansıması, halkın temsilcisi olan insanların serbest kalması için önemli bir adım olacaktır. Bölgede sözü dinlenen bir ülke olmaya doğru giden Türkiye, kendisinden beklenen bu rolü hakkıyla yerine getirebilirse sadece bir halkın iradesine sahip çıkmakla kalmayacak, aynı zamanda haksızlık yapan tarafta olmadığını ortaya koyarak tutarlı bir duruş sergilemiş olacaktır.

Filistinli parlamenterlerin Batılılar nezdinde fazla bir öneminin olmadığı son bir yıldır yaşanan sessizlikten anlaşılıyor. Türkiye ile ilgili her siyasal sıkıştırma operasyonunda kendisinden beklenen “iki yüzlü” rolü başarıyla oynayan Avrupa Parlamentosu’nun ses vermesi ve demokratik baskı mekanizmalarını harekete geçirmesi için İsrail’in daha kaç milletvekilini zindana tıkması gerekiyor acaba?

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı