İnsani Yardım
Sayı 32
Tarihin emaneti Kosova'da Ramazan | Tarihin emaneti Kosova'da Ramazan |
|
|
|
| Yazar Eyüp Tuncer | |
![]() İHH İnsani Yardım Vakfı’nın tatlı bir heyecanla seferber olduğu bu yılki Ramazan programının bir durağı da Kosova’ydı. Önce Üsküp’e düştü yolumuz. Türkiyeli olup da bu şehirde yabancılık hissedebilmek mümkün değil. Üsküp Anadolu şehirlerinin bir prototipi gibi. Eski Üsküp olarak bilinen ve Müslümanların yoğun olduğu kısım Osmanlı eserleri ile bezenmiş. Çarşı etrafına yoğunlaşmış camiler, vakit namazlarında nerede ise tamamen doluyor. Ama Üsküp’e bakan tepelerden birine savaştan sonra dikilmiş olan devasa haç, beldenin tarihten gelen dokusuna ve İslam kültürüne meydan okuyor. Üsküp’te savaş zamanının çok öncesinden beri İHH ile ilişkide olan Arnavut Müslümanlarla buluşuyoruz. Kardeşlerimiz özellikle Hıristiyan misyonerlerin ara vermeden çalıştıklarını belirtiyorlar. Kısa bir şehir turunun ardından asıl hedefimiz olan Kosova’ya doğru yola çıkıyoruz. Kosova’daki ilk durağımız yıllar önce İHH ve partner kuruluşu İyilik Başağı Derneği tarafından kurulan yetim rehabilite merkezi. Zaman içerisinde işletmeye çevrilmiş olan merkezde elde edilen gelir, yetimlerin tüm masrafları için kullanılıyor. Yetimlerin ailelerinin yanında bulunmalarına özen gösteriliyor; yetimler her yıl belli aralıklarla bu merkezlerde çeşitli eğitim faaliyetleri için düzenlenen kamplara getiriliyorlar. Kosova’da bulunduğumuz ilk akşam, İHH olarak bir iftar programı düzenledik. Kosova ve Makedonya Müslümanlarının yoğun katılımı ile çok güzel bir akşam yaşadık. Değişik coğrafyalardan olmamıza rağmen İslam’ın kardeşlik duygusu ile kucaklaştık, dualar ettik. Bir Anadolu şehrindeyiz sankiErtesi gün Prizren’e geçiyoruz. Arnavutların yanı sıra Boşnak ve Türk nüfusun yoğun olduğu bu şehir de Anadolu’nun herhangi bir şehri gibi aslında. Boşnakların Türkçe konuşmaları gezimizi daha zevkli bir hale getiriyor. Osmanlı mezarlığını ve son savaşta şehit düşenler için yapılan şehitliği görünce duygulanıyoruz. Prizren merkezde İHH’nın yapımına destek verdiği bir camiyi ziyaret ediyoruz. Bu cami, daha çok kompleks olarak tasarlanmış bir cami, çünkü içerisinde spor alanları, kütüphane, kafeterya ve konferans salonu bulunuyor. Yapımı tamamlanan caminin kalabalık bir cemaati var, gençlerin cemaate katılımı da oldukça yüksek. Caminin imamı bize can sıkıcı bir gelişme olan ve alttan altta işlenmeye başlanan Arnavut milliyetçiliğinden bahsediyor. Arnavutlar, Boşnaklar ve Türkler aralarına sokulmaya çalışılan bu nifaktan haberdarlar ve bu durum karşısında onları bir arada tutabilecek tek gücün İslam olduğunu biliyorlar. Arnavut milliyetçiliği teşvik ediliyor Müslümanların ticari hayatta etkin olmaları da, Kosova’da temellendirilmeye çalışılan Arnavut milliyetçiliğini tetikliyor. Çünkü bu Müslümanların ticarette söz sahibi olmaları bazı odakları ciddi olarak rahatsız etmekte. Kosova’nın büyük konserve fabrikalarından biri Müslümanlar tarafından satın alınmış. Atıl haldeki bu fabrika yeniden işler hale getirilmiş, 400 Müslüman bu fabrikada çalışıyor. Fabrikayı gezerken ticari hayatta varlık gösterebilmenin bu coğrafyada hem maddi hem de manevi olarak çok önemli olduğunu görüyoruz. Artık kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Kosova, sömürü düzeni özlemcilerini fazlası ile rahatsız ediyor. İHH ve İyilik Başağı Derneği işbirliği ile kurulmuş bir diğer yetim evi de Prizren’de bulunuyor. Burayı ziyaretimiz esnasında minicik çocukların okudukları Kuran-ı Kerim ve dualar ile gözlerimiz nemleniyor, bu çocuklar geleceğe dair ümitlerimizi güçlendiriyor. Prizren’de Türk Barış Gücü askerlerini gördüğümüzde ise bu durumu Türkiye’nin geç de olsa yeniden tarihi mirasına sahip çıktığı şeklinde yorumluyoruz ve açıkçası bu bizi mutlu ediyor. Prizren’de düzenlediğimiz iftar programında Sırplarla aynı şehirde yaşayan Mitrovitsalı Müslümanlar misafirimiz oluyor. Mitrovitsalı Müslümanlar, savaş zamanında Sırpların öncelikli olarak Osmanlı eserlerini ve camileri vurduklarını, ve bu eserleri yeniden ihya etmenin gerekli olduğunu anlatıyor, eserlerin sembolik değerini vurguluyorlar. Onlar gerek savaşı gerek sonrasını anlattıkça “Buralarda yapılacak çok iş var, Türkiye’ye çok iş düşüyor.” diye düşünüyoruz. Son gün başkent Priştina’ya geçiyoruz. Priştina’daki İslam Merkezi’ni ziyaret ediyoruz. Müslüman gençlerin kaynaşması için futbol turnuvaları ve benzeri faaliyetler düzenlediklerini, genç cemaatin camiye ilgisinin oldukça yoğun olduğunu belirtiyorlar. Teravih namazlarında caminin dolup taştığını haklı bir gururla bizimle paylaşıyorlar. Bizdeki karşılığı İmam Hatip Lisesine denk gelen İslam okulunu da ziyaret ettikten sonra dönüş yoluna koyuluyoruz. Dönüş yolunda Ve dönüş yolculuğu. Herkesin kendi çıkarı için bir pay kapmaya çalıştığı bu İslam beldesi hala yardım ve desteğe muhtaç. Kosova’da savaş aslında yeni başlamış. İslami duyarlılığı zedelemek için var gücü ile çalışan misyoner kuruluşlar karşısında, Kosovalı Müslümanlar destek bekliyor. Özellikle Arnavut milliyetçiliği konusu aklımıza takılıyor. Bu oyun Türkiye’de de oynanmış ve binlerce masum cana mal olmuştu. Sırplara karşı omuz omuza çarpışan bu insanların bu oyuna gelmeyeceklerini ümit ediyoruz.Kosova gerçekten hem tarihi hem de sosyal olarak bizden çok şeyler taşıyor. Açıkçası bizimle yaşıyor. İçinde bulunduğu psikolojik savaşta, Kosovalı Müslümanlar bizden çok şey bekliyor. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
İHH İnsani Yardım Vakfı, Mart 2008’de 59 Filistinli yaralıyı 30 refakatçisiyle birlikte özel bir uçakla Türkiye’ye...
Mağdur mültecilere giysi yardımları İHH, Kırklareli Gazi Osman Paşa Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nde geçici olarak...
Amerikan işgalinden sonra Irak’ta yaşanan insani dramdan en çok etkilenen kesim çocuklar oluyor. Bu çocuklardan sadece biri...
Kudüs’ün Müslümanlar için müstesna bir yeri vardır. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de:
Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de bulunan Çeçen mültecilere yönelik düzenli yardımlarına devam eden İHH İnsan...
Dünyanın dört bir yanında eğitim projelerine devam eden İHH İnsani Yardım Vakfı, Afganistan’ın Takhar şehrinde uygulamaya geçir...
İHH İnsani Yardım Vakfı, beş yıldır kalbi delik olan 11 yaşındaki Afgan kızı Padida Hisa’ya yardım elini uzattı. İç karışıklığın ve işgal...