Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 32 arrow Komşu Irak'a Ramazan ziyareti
Komşu Irak'a Ramazan ziyareti PDF Yazdır E-posta
Yazar M. Ali Bolat   
Komşu Irak'a Ramazan ziyaretiIrak, I. Dünya Savaşı ile ayrılmak zorunda kaldığımız komşularımızdan biri. İnancıyla ve kültürüyle Türkiye ile kardeş bir ülke. Irak, 1921’de İngilizlerce işgal edilmiş, ardından sürekli darbeler ve savaşlar yaşamış, en sonunda da ABD işgaline uğramıştır. 1935’te bağımsız olan Irak, krallık sistemi ile yönetilmiş, 14 Temmuz 1958 tarihinde de cumhuriyet sistemine geçmiş. 1968’de Baas rejiminin ülke yönetimini ele geçirmesinin ardından 1979 yılında Saddam Hüseyin devlet başkanı olmuş. 1980-88 yılları arasında İran-Irak savaşı yaşanmış, hemen ardından Körfez Krizi ortaya çıkmış. Körfez Savaşı’ndan sonra Irak’a ambargo uygulanmış. Mart 2003’te de hala süren ABD işgali başlamış.
Kumanya dağıtımı için gittiğimiz Kerkük’ü çok bakımsız buluyoruz. Kerkük’ün zengin petrol kuyuları sürekli ABD’ye çalışıyor. Petrol denizi üzerinde oturan şehirde benzin sıkıntısı hat safhaya ulaşmış. Benzinin litresi, istasyonlarda 250 ile 350 dinar arasında satılıyor. Petrol istasyonlarında kuyruk var. 20 litre benzini altı dolara yol kenarında bir çocuktan alıyoruz. Bir ABD doları 1400 dinar civarında. Bir YTL aşağı yukarı 1000 dinar. 500 gramlık bir büyük ekmek veya beş küçük ekmek 250 dinar. Bir kg süt 900 dinar. 1988’de bir çuval pirinç 10 dinar iken şimdi 10.000 dinar olmuş durumda. Aynı tarihte bir kilo şeker altı dinar iken şu an 1500 dinar. Ambargo zamanında bir emekli maaşına ancak dört kilo un alınabiliyormuş.

İşgalin ilk günlerinden itibaren bölgeye gidip gelen İHH ekipleri ve yerel kardeş kuruluşlar, çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Gezici hastane, binlerce hasta ve yaralıya hizmet vermeye devam ediyor. Belli aralıklarla erzak dağıtımı yapılıyor ve hastalara ilaç desteği devam ediyor. Eğitim kurumlarına, kitap-kırtasiye ve diğer ihtiyaçlar için yardımlar yapılıyor. Bu ve buna benzer çok sayıda faaliyet kardeş kuruluşlar nezaretinde devam etmekte. Irak’ta bulunduğumuz bir haftalık zaman zarfında kumanya dağıtımları yaptık ve camilerde iftar programları düzenledik.

 Kumanya paketimizde, şeker, pirinç, sıvı yağ, salça, çay, makarna, balık konservesi, kuru fasulye, kuru kayısı ve peynir var. Kumanya yardımlarından sonra da 500 öğrenci için kırtasiye yardımı gerçekleştirdik. İftar programlarımızı camilerde yapıyoruz. Ezanla birlikte hurma ve muz ile iftar ediyoruz. Namazları cemaatle eda ettikten sonra, çorba, nohut yemeği,  pilav üzeri tavuk ve ayrandan oluşan yemeğe devam ediyoruz. Bölgenin önde gelen radyolarından Sümer FM canlı yayınında bize yer veriyor, bizimle kısa bir röportaj yapıyorlar. Biz de böylece Türkiye halkının selam ve muhabbetlerini Iraklı kardeşlerimize iletme fırsatı bulduk.

İHH’nın gezici hastanesi, köylere ve şehirlerin kenar mahallelerine giderek hizmet veriyor. Günde 250 hasta muayene ediliyor. Kerkük’te İHH’nın destek verdiği bir hastanenin inşaatı da devam ediyor. Şu ana kadar İHH vasıtasıyla, ülkeye bir buçuk milyon dolar değerinde ilaç yardımı yapılmış. Bölgeye röntgen cihazı ve ambulans gönderilmiş.

Ziyaretimiz esnasında Irak’taki Ramazan atmosferini de soluma fırsatı bulduk. Sahurda, özellikle Türkmenlerin yaşadığı bölgelerde eskiden davullar çalınırken; şimdi bu uygulama sokağa çıkma yasağı yüzünden gerçekleştirilemiyor. Yasak yüzünden sabah namazına da gidilemiyor. Camilerde ikindi vakti hadis sohbetleri oluyor. İftara yaklaşınca sohbetler yerini Kur’an tilavetine bırakıyor. Kur’an okunmaya, kimi camide akşam ezanına 30 dakika kala kiminde de bir saat kala başlanıyor.  İftarı bir hurma ile açıyorsunuz. Yanında bir de muz verilmişse ne iyi. Ardından akşam namazı eda ediliyor. Sonra da asıl yemeğe geçiliyor. Teravih namazı hatimle kılınıyor. Evi camiden uzak olanlar, sekiz rekat teravihin kılınışının ardından camiyi terk etmek zorunda kalıyorlar. Çünkü sokağa çıkma yasağı başlamadan evlerine ulaşmaları gerekiyor.

İstanbul’da serin bir havada oruç tutarken, Irak’ta 39 derece sıcaklıkta susuzluktan kavruluyorsunuz. Dudaklarım çatlıyor. Hayatında hiç bu kadar sıcakta oruç tutmamış biri olarak zorlanıyorum. Yaşım itibariyle Türkiye’de yaz aylarında hiç oruç tutmadım, hep kışın serinliğinde susamadan, aslında pek de acıkmadan iftar etmiştim. Evlerde klimalar ve pervaneler sürekli çalışıyor. Tavanda asılı pervanenin adı Pakta. Müberrride denen kocaman serinleticiler de pencerelerden içeri sürekli serin hava üflemekte.

Iraklı Müslümanlar, işgal altında Ramazan ayını yaşamaya devam ediyorlar. Gönderilen yardımların maddi faydasından ziyade manevi desteğini hissediyorlar. Bu manevi destek onların morallerini yükseltiyor. Yapılan tüm yardımlar için Türkiye halkına teşekkürlerini bildiriyorlar. Türkiye’den Irak’a selam götürmüştüm. Şimdi de Irak’tan Türkiye’ye selam getirdim. Iraklı kardeşlerimizin selamı var.


Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı