Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow Sayı 32 arrow Bir vecibe olarak Kurban
Bir vecibe olarak Kurban PDF Yazdır E-posta
Yazar Prof.Dr. Vecdi Akyüz   
Bir vecibe olarak Kurban
Kurban, sözlükte “yaklaşmak” anlamına gelir. Fıkıh dilinde, bu sözlük manasına uygun olarak, “Allah’a yaklaşmak için kesilen hayvan” anlamında kullanılır. Kurban kelimesi, geniş anlamda bütün kurban çeşitlerini, dar anlamda ise sadece udhiye (bayram) kurbanını içine alır.

Kurban kesmek, zekat, bayram namazları ve fitreyle birlikte hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Eyyam-ı Nahir’de (kurban bayramının ilk üç gününde) Allah’a yaklaşmak için, ibadet niyetiyle kesilen özel hayvanlara udhiye denir. Kurban deyince, genellikle, diğer türleri bir yana bırakılarak, sadece udhiye kurbanı anlaşılır.

Kurban’ın amacı
Udhiye kurbanı, hayat nimetine şükür, Allah’ın, oğluna bedel olarak koç kesme emrini yerine getiren İbrahim (as) peygamberin mirasını diriltmek, sırata binit hazırlamak, günahların affı, hataların yok edilmesi için kesilir.

Kuran’da, her ümmete kurban kesmenin meşru kılındığı, bunun sebebinin de Allah’ın adının anılması olduğu belirtilir. (Hac: 22/34) Bu da göstermektedir ki kurban, Allah’ın hatırlanması ve O’nun rızasının kazanılması için emrolunmuştur. Kurban sayısız nimetlere bir şükür vesilesi ve Allah rızasının kazanılması için bir fırsattır. Nitekim, Kevser nimetine bir şükran olarak kurban kesilmesi istenmektedir. (Kevser: 108/1-2)

Hakikatte, kesilen kurbanın ne eti ne de kanı Allah’a gerekli değildir. Allah bu vesileyle sadece mü’minlerin, takvalarına ve takarrub (yakınlaşma) hislerine bakmaktadır. Nitekim bir ayette de “Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a, ancak sizin takvanız ulaşır. Size olan hidayetine karşı, Allah’ı büyük tanımanız içindir ki, O, bunları böylece sizin emrinize vermiştir. İyilik yapanları müjdele.” (Hac, 22/37) buyrularak bu gerçek bütün açıklığıyla ifade edilmiştir.

Kurban kesmek, sırf Allah rızası için emredilmiştir. (Saffat: 37/102-109) Bu emre itaatin ödüllendirileceği vaat edilmektedir.

Kurban’ın vacip olma şartları
Kurban, bir ibadet olması dolayısıyla yalnız Müslümanlara vaciptir. Kendisine fitre ödemek vacip olan mükellefler için kurban kesmek vacip olmaktadır. Zorluk ve sıkıntıları ortadan kaldırmak için, yolculara kurban kesmek vacip değildir; ancak nafile olarak kesmeleri caizdir. Kurban, Eyyam-ı Nahir denen, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde vacip olur: Bu günler gelmezden önce kurban kesmek vacip değildir. Vakit, kurban bayramının birinci günü fecr-i sadığın doğuşuyla girer ve üçüncü gün güneşin batmasına kadar devam eder.

Kurban’ın vacip olmasının sebebi vakittir. Vakit tekrar ettikçe, yani bir Müslüman şartlarını taşıdığı halde, ömrü boyunca kurban bayramına ulaştıkça, kendisine kurban kesmenin vacip olması de tekrar eder.

Gerekli şartları taşıyanlara kurban kesmek vaciptir. Bu, sünnet-i ayn-ı müekkede olarak ifade edilir. Hicretin ikinci yılından bugüne kadar bütün Müslümanların kurban kesmeleri, bir icma-ı ümmet meydana getirmiştir. Böylece bayram kurbanı, ameli farz (uygulamada farz) derecesine yükselmiştir.

Kesimin sahih olma şartları
Kurban kesimi, keskin alet kullanarak ve Allah’ın adını anarak gerçekleştirilmelidir. Kurban kesecek olan kişi ehil olmalı, kesilecek hayvanda canlılık eseri bulunmalıdır. Kurban keserken besmele çekilmeli, ve Udhiye kurbanı Eyyam-ı Nahir günlerinde kesilmelidir. Kesilen kurbanın sahih olabilmesi ve etinin yenebilmesi için, kan akıtma rüknünün gerçekleştirilmesi gereklidir. Kan akıtmak, illeti akılla anlaşılmaz olduğundan, bunun yerine başkasını, mesela aynını veya değerini tasadduk, kurban yerine geçmez.

Kurban kesiminin sahih olması için kurban kesen kişi ve kesilen kurbanla ilgili bazı şartların sağlanmış olması gerekmektedir. Kurban kesen kişi, Allah’a yakınlaşma niyeti ile kurban kesmeli, kalben niyet etmelidir. Niyetini dil ile ikrar etmesi de uygun olur. Ortaklaşa kesilen Kurban’da hisse sahibi olan ortakların hepsi Müslüman olmalıdır. Koyun ve keçi, ancak bir kişi için kurban edilebilir. Deve ve sığır, yedi kişiye kadar ortaklar arasında kurban edilebilir. Kurban’a ortak olan kişilerin kurban niyetleri farklı olabilir (Udhiye Kurbanı, şükür hedyi vb.), ancak her ortağın niyeti mutlaka Allah’a ibadet olmalıdır. Ortaklardan birinin niyeti et veya başka bir gaye olursa takarrub (ibadet) için kesen dahil olmak üzere hepsinin kestiği kurban batıl olur.

Kurban vekalet yoluyla da kestirilebilir. Bu durumda vekalet, kurbanlık alım ve kesimini de kapsayabilir. Özellikle ülke içinde veya dış ülkelerde ihtiyaç sahibi bölgeler için çeşitli vakıf ve dernek gibi kurumlara vekalet verilebilir. Aranan tek şart, kurumun güvenilir, kurbanı her yönüyle amacına uygun kesen, etlerini, derilerini ve diğer aksamını doğru yerlere ulaştıran bir kurum olmasıdır. Böyle durumlarda, vekaletin kurban bayramından önce veya bayramdaki kesim günlerinde uygun zamanda verilmesi, taraflar için yararlı ve doğru olur. Kesen başkası olunca, kurban sahibinin açık veya delalet yollu izninin bulunması gerekir.

Kurban edilecek hayvana gelince, kurban olarak kesilecek hayvan mükellefinin mülkiyetinde bulunmalıdır. Kurban belli cins ve yaşta hayvanlardan olur. Kurbanlık hayvanlar deve, sığır, koyun ve keçidir. Kurban edilecek devenin beş, sığırın iki, koyun ve keçinin bir yaşını bitirip, bir üst yaşa girmiş olması gerekir. Altı aylık kuzu da, cüsse itibarıyla büyük ve gösterişliyse kurban edilebilir. Dişi düşmemiş, yaşına basmamış bir keçinin (çepiş) kurban olması caiz değildir. Zengin Müslümanlar tarafından Yaratıcı’ya bir kurbet (yakınlık ibadeti) olarak kesilecek kurbanın her yönüyle kusursuz ve mükemmel olması gerekir.

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı