Anasayfa arrow İnsani Yardım arrow 27. Sayı arrow Kamerun kaybettiği zenginliğini arıyor
Kamerun kaybettiği zenginliğini arıyor PDF Yazdır E-posta
Yazar -   
Kamerun kaybettiği zenginliğini arıyor Vakfımızın yalnızlığın ve unutulmuşluğun coğrafyası Afrika Kıtası için başlattığı yardım seferberliği kapsamında Ağustos ayının ilk günlerinde Kamerun’daydık.  Ülkenin en büyük şehri olan Doula’ya indiğimizde bizi ılık bir yağmur karşılıyor. Geç saatlerde vardığımız şehirde karşılaştığımız insanlar karanlığın içerisinde hareket eden gölgeler misali kaybolurken, sokaklarda yankılanan Fransızca konuşmalar dikkatimizi çekiyor.
Doula’da geçirdiğimiz gecenin ardından günün ilk ışıklarıyla beraber ülkenin başkenti Yaunde’ye doğru hareket ediyoruz. Sabahın puslu havası dağıldıkça iki renk ufkumuzu yoğun bir şekilde doldurmaya başlıyor. Toprağın yakıcı kızıllığının, uçsuz bucaksız ormanların yakut yeşiliyle birleşmesiyle oluşan olağan üstü bir manzara ile karşılaşıyoruz. Tropikal iklim kuşağında yer alan Kamerun’da özellikle güney kesim yılın yarısından fazlasında yağış alıyor. Ne var ki, bizi oldukça etkileyerek heyecanlandıran bu bereketli coğrafyada yağmursuz geçebilecek birkaç ayın sonunda açlık tehlikesi baş gösterebiliyor. Sömürünün dehşetli yıkımına işaret eden bu büyük çelişki batılılar tarafından sömürülen birçok Afrika ülkesinde yaşanmakta.

Bu düşüncelerle girdiğimiz başkentte bürokrasinin durağanlığını hissediyoruz. Başkent Yaunde’de partner kuruluşumuzun yetkilileriyle buluşup gerçekleştirmeyi düşündüğümüz projeleri istişare ettikten sonra, kuzeyde yer alan Ngaundere şehrine gitmek üzere yola çıkıyoruz. Tropikal ormanların arasından geçerek 19 saat süren yorucu bir tren yolculuğunun ardından hedefimiz olan Gaundere’ye varıyoruz. Ülkede yaşanan birçok problem arasında, sağlık alt yapısının yetersizliği önemli bir yer teşkil ediyor. 13 bin kişiye bir doktorun düştüğü Kamerun’da sağlık hizmeti için ülke şartlarının çok üzerinde ücretler talep edilmekte. Gaundere’de de durum farklı değil. Yapılabilecek sağlık yardımları hakkında görüş alışverişinde bulunduğumuz yetkililer, misyonerler tarafından işletilen hastanelerde Müslümanlardan normalin çok üzerinde ücretler talep edildiğini söylüyorlar.



Sömürü ve çalınan insanlık

18. yüzyıl sonlarından 1960 yılına kadar Batılı devletler tarafından sömürülen Kamerun’da, köleleştirilen nesillerin çocukları kendilerine bahşedilen nimetlere karşı körleşmiş durumdalar. Uzun yıllar boyunca “beyaz sahipleri” tarafından sömürülen Afrikalılar, bugün köreltilmiş zihinleriyle çaresizliği yaşıyorlar. Ülke insanı tarafından kullanılmayan verimli topraklar, gün geçtikçe Batılı zenginlerin kontrolüne giriyor. Tarımsal üretim yapan sınırlı sayıdaki yerli üretici ise, ilkel yöntemler nedeniyle topraklarından gerekli verimi alamıyor. Tüm bunların somut örneklerine tanık olduğumuz Ngaundere’de tarımsal üretime destek mahiyetinde bir dizi projeyi hayata geçiriyoruz. Çiftçilere yönelik ziyaretlerin ardından, ülke için hayati önem arz eden eğitim projelerini gündemimize alıyoruz.

Kamerun’u uzun yıllar hakimiyeti altında tutan Fransız sömürüsü sonlanmış gibi görünse de, aslında durum görünenden çok farklı. Hukuk ve eğitim sistemlerinin Fransız sistemi örnek alınarak yapılandırıldığı ülkede, sosyal alanda özgün bir yapılanma söz konusu değil. Güncel dünya tasavvurunun Fransız televizyonlarının yayınlarıyla sınırlandığı Kamerun’da, gelecek nesillerin zihinlerine ket vuran halihazırdaki durum ülkenin çeşitli yollarla sömürülmesine zemin hazırlıyor.

Geçmişte yaşananları sağlıklı bir şekilde okuyarak özgünlüğünü idrak edecek yeni bir neslin Kamerun için en büyük yardım olacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede, Meganga şehrinde bulunan bir ilkokulu ziyaret ediyoruz. Ödeneksizlik sebebiyle neredeyse harabe haline gelen E.F.A.F (kardeşlik) isimli okulda da tadilat çalışmalarını başlatıyoruz. Öğrencilerine burs desteği verdiğimiz okulda senelik kırtasiye malzemesi dağıtımı gerçekleştirdikten sonra şehirden ayrılarak Ngaundere şehrine dönmek üzere yola çıkıyoruz.

Olumsuz sağlık koşulları ve yetersiz beslenme gibi nedenlerle ölüm oranının çok yüksek olduğu Kamerun’da, bu soruna paralel olarak sayıları artan yetim çocuklar oldukça zor şartlarda hayatlarını sürdürüyor. Ngaundere şehrinde tespit ettiğimiz 126 yetim için özel bir program organize ederek, bölgedeki yetimleri bir araya getiriyoruz. Çocukların çeşitli hediyelerle sevindirildiği programın bölge halkı için yaşanmamış bir tecrübe olduğu açık bir şekilde kendini hissettiriyor. Beyaz adamın karşılıksız verdiği hediyeler yaşlı bir teyzenin gözlerinde garip bir yansıma oluşturduğunda, unuttuğumuz bu topraklarda yaşanmış acıların geride bıraktığı tükenmişliği açık bir şekilde görebiliyoruz.
 

Kamerun seyahatimizde, kimi zaman bir çiftçi, kimi zaman bir eğitmendi izlenimlerimizi pekiştiren. Ve gördük ki, sömürge girdabının içerisinde değerlerini birer birer yitiren dünyanın kara talihli coğrafyası Afrika, çalınan zenginliklerini neredeyse tamamen unutmuş insanlarıyla, bir bilinmezin içerisinde kendisine yol gösterecek rehberini arıyor.

Recommend this article...

 
< Önceki   Sonraki >


insaniyardim grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


35. Sayı